Forum Anasayfa

 
Forum Kılavuzu
Forum Kılavuzu
Arama
Arama
Üye Listesi
Üye Listesi
Gruplar
Gruplar
Üye Ol
Üye Ol
Hesabınız
Hesabınız
<b>Kişisel Mesajlar</b>
Kişisel Mesajlar
Oturum Aç
Oturum Aç

Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder  Forum Anasayfa » Makale
Yazar Mesaj
partizan33
Moderator
Üye No: 4506


Kayıt: 18.01.2008
Mesajlar: 239
Şehir: BELİRSİZ
Durumu:
Offline
MesajTarih: 30.06.2008, 14:47 Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Dalgalı saçlı, bereli, kısa sakallı, uzaklara bakan adam, uyumadan önce son gördüğüm kişiydi.

Düzene başkaldırışın simgesiydi, umuttu, cesaretti. Adı, Ernesto Guevaraydı. Nam-ı diğer, sıkça kullandığı bir sözcük olan "Che", yani "arkadaş". Yaşasaydı, 14 Haziran 2008 günü, 80 yaşında olacaktı.
/_np/2525/5892525.jpg
"Önce bir tıp öğrencisi, sonra bir doktor olarak, Latin Amerikanın Haiti ve Dominik Cumhuriyeti dışındaki tüm ülkelerini gezdim" diye yazıyordu Che. Fakirliğe, açlığa, hastalığa tanıklık ettim. "Tıp bilimine katkıda bulunarak ün kazanmak yerine, bu insanlara yardımcı olmam gerektiğine karar verdim." Kısa bir süre sonra Fidel Castroya rastlayacak ve esas aradığının o olduğunu anlayacaktı. 27 Temmuz Hareketinin kumandanlığından Küba başsavcılığına, merkez bankası başkanlığına, sanayi bakanlığına uzanan yükselişine paralel olarak, gerilla savaşının teori ve pratiğini kaleme alacak ve dünyayı dolaşarak Küba sosyalizmini anlatacaktı.

1964ün son günlerinde, New Yorkta Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna hitap eden Che, önce Parise gitti, ardından Maoyu ve Nehruyu ziyaret etti. Çok sayıda Afrika ülkesine uğradıktan sonra Cezayire gelerek, İkinci Afrika-Asya Ekonomik Dayanışma Seminerinde bir konuşma yaptı ve bu onun topluluk önüne son kez çıkışı oldu. Dinleyiciler arasındaki genç diplomat K. Gajendra Singh, (1992-96, Hindistanın Türkiye ve Azerbaycan Büyükelçisi, ayrıca Hint-Türk Araştırmaları Vakfının Başkanı) 12 Haziran 2008 tarihli internet bloğunda "Siyah beresiyle, hem bir Hollywood, hem de bir Bollywood yıldızının karizmasını taşıyordu" diye yazmakta.

Fidel Castronun görüşlerine ters düşecek biçimde Sovyetleri eleştiren, Mao rejimini göklere çıkartan Che, Cezayir konuşmasından sonra Kübaya döndü. Önce kamu hayatından çekildi, ardından tamamen ortadan kayboldu. Tam 32 yıl sonra, ikinci vatanına bir tabutta geri döndü ve Santa Clarada kendisi için hazırlanan anıtmezara kondu. Tabii, içindekiler onun kemikleriyse.

KAYBOLAN ELLERİ KESİK CESET

ABD Başkanı Johnson, Che Guevaranın az sayıda Bolivyalı asiyi bir kampta eğitmekte olduğunu, ulusal güvenlikten sorumlu Walt Rostowun 23 Haziran 1967de kendisine verdiği bilgi notundan öğrenmiştir. Aynı belgede, ABDnin Bolivyaya sağladığı askeri desteğin önemi ve CIAnın gelişmeleri yakından izlediği kayıtlıdır. Ajan Gustavo Villoldo ve Felix Rodriguezin Bolivyaya gönderilişi bu tarihlere rastlar.

Başkan, 9 Ekim 1967de, Amerikalıların eğittiği Bolivyalı birliğin, La Higuera yakınlarında asilerle girdiği çatışmada üç kişiyi öldürdüğünü, iki kişiyi yaralı ele geçirdiğini, birinin Guevara olabileceğini öğrenir. Ertesi sabahki bilgi notu, "Bolivyalı askerlerce infaz edilen yaralının, Che olduğundan yüzde 99 eminiz" cümlesiyle başlar.

Ertesi gün, Vallegrandedeki Malta Hastanesinin çamaşırhanesinde, fotoğrafçı Freddy Alborta, Guevarayı Latin Amerikanın yeni İsası konumuna getirecek olan, gözleri ve pantolonunun üst düğmesi açık, belden yukarısı ve ayakları çıplak ünlü fotoğrafı çeker. Ardından otopsiye geçilir. Başhekim Dr. Moises Abraham ve asistanı Dr. Jose Maria Cazonun imzaladığı aynı tarihli raporda, göğsünde ve bacaklarında 9 kurşun yarası bulunduğu kayıtlıdır. Kimliklendirme amacıyla cenazenin her iki eli bileğinden kesilir ve formaldehid doldurulmuş teneke kutuda La Pazdaki merkez karargáha gönderilir. Hem onun, hem de çatışmada öldürülen diğerlerinin cesedi önce yakılmak istenir, sonra gömülür. Nereye gömüldükleri yıllarca bir sır olarak kalır.

Guevaranın doğum yeri Arjantinden çağrılan iki uzman polis, alışageldikleri "Juan Vucetich" yöntemini kullanarak kesik ellerin parmak izlerini inceleyemez ve muşambaya transfer ettikleri izlerle ülkelerine döner. Arjantin polisi, bu izlerin, Guevaraya ait olduğunu bildirir. Yine Bolivyaya çağrılan Arjantinli bir el yazısı uzmanı, ölenin üzerinde ele geçen günlükteki el yazılarının Guevaraya ait olduğunu raporlar.

UÇAK PİSTİNİN ALTINDA MI

Emekli Bolivyalı General Mario Vargas Salinas, "Gömüldüğü yeri biliyorum, Vallegrandedeki eski uçak pistinin altında" deyince, Amerikalı gazeteci John Lee Andersonun kalbi durabilirdi. Otuz yıla yakın bir süre geçmişti ve Malta Hastanesinde otopsisi yapıldıktan sonra ortadan kaybolan erkek cesedinin Che Guevara olduğuna inanan azdı.

Bolivya Başkanının emri üzerine oluşturulan soruşturma komisyonu, Arjantindeki yedi yıllık askeri rejim boyunca "ortadan kaybolan" onbine yakın kişiyi bulmaya çalışan EAAF adlı sivil toplum örgütünden (Equipo Argentino de Antropologia Forense) yardım istedi. Kübalı antropolog ve adli tıp uzmanlarının da desteklediği EAAF, iki yıl uğraştıktan sonra, 28 Haziran 1997 günü, uçak pistinin altındaki kalıntılara ulaştı. EAAF başkanı Luis Fondebrider, kafatası, diş ve kemiklerin antropometrik yöntemlerle incelendiğini, iskeletlerden birinin Guevaraya ait olduğunu bildirdi. Kübadaki anıtmezara götürülen bu kalıntılardır.

Guevaranın diş ve kemiklerinden DNA analizi yapılmadı. Buna karşılık, Bolivyanın farklı yerlerindeki kazılarda ele geçen birçok gerilla kemiği bu yöntemle kimliklendirilmiştir. Hatta bazılarını, Kübanın Havana Genetik Merkezinden Lleonart, Kriminal Laboratuvarından Pena, Adli Tıp Enstitüsünden Bacallonun yer aldığı ekip gerçekleştirdi ve uluslararası dergilerde yayınladı.

Geçen yıl ortalık karıştı. 71 yaşındaki eski bir CIA ajanı konuştu. "Buldukları Guevara değildi" dedi. "Onu ben gömdüm. Gömmeden önce saçını kestim. DNA analizi yaptırmaya izin verirlerse, gömdüğüm yeri ailesine söylerim."

BENİM AJANIM İŞİNİ BİLİR

Che Guevarayı sorgulayan ve infazına tanıklık edenler arasında, Bolivya askeri üniforması giymiş, ancak asker olmayan iki kişinin bulunduğu biliniyor. İlki, "Yüzüne ateş etmeyin" şeklinde uyarıda bulunan, Küba devriminden sonra ABDye iltica etmiş, Castro karşıtı CIA ajanı, Felix Rodriguezdir. Yıllar sonra Rodriguez, bir çelik Rolex saati gazetecilere gösterip Guevaranın bileğinden çıkarttığını söylemiştir. Rodriguez, Guevaranın ölümünden önceki son fotoğrafında da boy gösterir. Elleri kelepçeli devrimcinin bir yanında üç Bolivyalı askerin, diğer yanında ajanın göründüğü fotoğrafın, fotomontaj olduğu ileri sürülüyor.

Anıtmezardaki kalıntıların Guevaraya ait olmadığını iddia eden diğer Küba doğumlu CIA ajanı ise Gustavo Villoldo. Villoldonun DNA analizi çağrısına Guevaranın çocukları (oğullarından biri Balıkçılık Bakanı) kulak asmadı. 2007 Kasımında, elindeki "anıları" (ceset fotoğrafları, parmak izi kartı ve yüze yakın saç kılını) açık artırmayla 119 bin 500 dolara Teksaslı Bill Butlere sattı. Saçların DNAsıyla Santa Cruzdaki kemikler karşılaştırılmadığı sürece, anıtmezardakinin Guevara olmadığı dedikoduları sürecek.

Ölü sırtından turizm

Günün birinde yolunuz Bolivyaya düşerse eğer, dünyanın bulutlara en yakın başkentine, La Paza uğrayacaksınız demektir. Geçtiğimiz yıl, Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna cebinden çıkarttığı koka yaprağını gösteren ve "Bu yaprak, halkımın umududur" diyerek uluslararası sözleşmeleri çiğneyen Devlet Başkanı Evo Moralesin soydaşlarının, tezgáhlara serdiği And dağlarının rengi ve lezzetiyle karşılaşacaksınız.

Kentin irili ufaklı onlarca müzesinden vaktiniz kalırsa, binlerce yıllık Tiahuanacu Harabelerini ya da Titicaca Gölünü görecek, trafik kazasında dünya rekorunu elinde bulunduran Yungas Vadisinin Ölüm Yolunda, 1500 metrelik uçurumlara bakarak heyecanlanacaksınız.

Orta yaşın üzerindeyseniz, üstelik ağzınızdan devrim, gerilla gibi sözcükler de çıkmışsa, rehberiniz, La Higuera Köyünü, ardından Vallegrandeyi görmenizi önerecektir. Tozlu, dar ve virajlı yoldaki altı saatlik otobüs yolculuğunuz boyunca, size duvarlara çizilmiş sakallı ve bereli adamın resmini gösterecek, sonra "İşte burada yakalandı, önce bu okula götürüldü, ertesi gün burada öldürüldü, bir helikopterin iniş takımlarına bağlanan cesedi Vallegrande hastanesine götürüldü ve elleri kesildi" diyecektir. Sözünü ettiği, bölge halkının "Aziz Ernesto"sudur, yani Che Guevaranın ta kendisi.

Ünlü fotoğrafın öyküsü

Kırk yıl önce duvarımda asılı fotoğrafın modası hiçbir zaman geçmedi. Hatta, fotoğrafçılık tarihinin en fazla çoğaltılan örneği olduğu söyleniyor. Ona, Marakeşteki kartpostalda, İstanbuldaki anahtarlıkta, Maradonanın dövmesinde, /_np/6177/5886177.jpgsavaş karşıtı Amerikalının fularında, Filistinlinin atkısında, top model Gisele Bundchenin bikinisinde ve akla hayale gelmeyen daha nice yerde rastlamak mümkün.

68 kuşağının pop ikonuna dönüşen ünlü fotoğrafın orijinalini, bundan birkaç hafta önce Viyananın WestLicht Galerisinde, Guevaranın doğumunun 80. yılı münasebetiyle açılan sergide gördüm. Kübalı fotoğrafçı Alberto Kordanın, 5 Mart 1960 günü çektiği ve "Guerrillero Heroico" (Yiğit Gerillacı) adını verdiği asıl fotoğrafta, Che Guevaranın sol arkasında bir palmiye ağacı, sağ yanında başka bir erkeğin profili görünüyor. 31 Temmuz 2008e dek açık kalacak sergi, bu fotoğrafın yanı sıra Osvaldo Salas, Rene Burri, ayrıca adı bilinmeyenlerin çektiği görüntüler aracılığıyla, sadece 68 kuşağını değil, onların çocuklarını dahi etkileyen ve Küba devriminden bağımsız olarak ününü sürdüren efsanevi "Comandante Che"nin devrimci yaşam felsefesini öğretmeyi amaçlıyor, Bolivyanın bir köyünde silah arkadaşlarıyla birlikte ölümüyle sonlanıyor.

"Belçikadan Havanaya silah getiren Fransız bandıralı La Coubre gemisi infilak etmiş, yüzden fazla dok işçisi ölmüştü. Ertesi gün, Colon Mezarlığındaki törende, Kübanın günlük Revolucion gazetesi için fotoğraf çekmekteydim. 90 milimetrelik objektifli, Leica M2mi kürsüye yöneltmiş sağa sola gezdiriyordum ki, vizörde yeni hükümetin sanayi bakanı Che Guevaranın yüzü belirdi. Bir modern zaman peygamberini andırırcasına uzaklara doğru bakıyordu. İşte o an, elim deklanşöre gitti, iki kare çektim," diye anlatmıştı Alberto Korda.

Revolucion gazetesi, cenaze töreniyle ilgili haberlerinde Chenin portresini kullanmadı. Yine Kordanın çektiği, Fidel Castro, Jean-Paul Sartre ve Simone de Beauvoir fotoğraflarını basmayı tercih etti. Korda, henüz kimsenin rağbet etmediği fotoğrafı, yedi yıl stüdyosunda sergiledikten sonra, İtalyan yayıncı Giangiacomo Feltrinelliye hediye etti. Birkaç hafta sonra aynı fotoğraf, İtalyan gazetelerinin birinci sayfasındaydı. Haber, dünyayı sarsacak nitelikteydi: "Küba devriminin efsanevi kumandanı, Fidel Castronun silah arkadaşı Che Guevara, Bolivya ordusunun askerleri tarafından öldürülmüştür." 1967 yılının sonbaharıydı ve aynı fotoğrafın milyonlarcası, 1968 baharından itibaren dünyanın neresinde bir öğrenci, işçi ya da köylü hareketi varsa, orada ön saflardaydı.

2001de ölen fotoğrafçı Korda, Guevaranın portresinden bir Küba Pesosu bile kazanamadı. Sadece bir tek kez, o da içki içmeyen devrimcinin manevi şahsına hakaret kabul ettiğinden, fotoğrafı Smirnoff votkasının reklamında kullanan Lowe Lintas reklamcılık şirketinin aleyhine dava açtı. 50 bin dolara uzlaştıkları, parayı Havanadaki bir hastaneye bağışladığı biliniyor. Orayı seçmesinin nedeni açık. 1956 Kasımında Fidel Castro ve bir avuç Kübalıyla birlikte adaya çıkan, iki yıllık silahlı çatışma sonunda diktatör Fulgencio Batistayı devirmeyi başaran, Arjantin doğumlu Ernesto Rafael Guevara de la Serna, Buenos Aires Tıp Fakültesi mezunu bir doktordu.

[Linki görmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak İçin tıklayınız]

_________________
KİMBİLİR NERESİNDEDİR SEVDANIN
GÖZLERİ SEVİŞİRKEN ÇOBAN YILDIZIYLA
HENÜZ NAMLUSU SOĞUMAMIŞ
NÖBETÇİ PARTİZANIN!!!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder E-Posta gönder MSNM
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder

Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © phpBB Group :: Theme & Graphics by Daz
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye
Bu Sayfa 0.37557 saniyede  33 sorguyla oluşturuldu

Bu site Forum Siteleri üyesidir.
Forum Siteleri | Map Of Turkey
Güzel Sözler Özlü Sözler
Forum Siteleri
özlü sözler YuotubeVideolar
Özgür Forum  
Pano Güvenliği

eXTReMe Tracker
Toplist100.Net Taas.de PageRank Service  - Pagerank Anzeige ohne Toolbar PageRank abfragen und zeigen - PowerPr.de hosting website stat GB TOPLIST, best links Elib Directory: Movie in Turkey Rambler's Top100 TOPlist RankingScout - Pagerank Anzeige ohne Toolbaryuotube videolar Ozlu Sozler