| Yazar |
Mesaj |
Ozgurforum
 Üye No: 2

Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1296
Durumu: Offline
|
35 yıldır ne müziğinden, ne duruşundan ödün veren Türk pop müziğinin köşe taşlarından Edip Akbayram, Dün ve Bugün serisinin üçüncüsünü de çıkardı
Popüler müziğimizin yüce isimlerinden Edip Akbayram "Dün ve Bugün" serisine bir halka daha ekledi: 'Dün ve Bugün 3'. Sesini ilk olarak 1972'de (Hürriyet'ten bayrağı devralmış olan Günaydın gazetesi tarafından) düzenlenen "Altın Mikrofon" yarışmasıyla duyuran Akbayram, o gün bugün, yani 34-35 yıldır yorulmak bilmez bir biçimde çalışıyor-söylüyor. Sanatçı birinci olduğu günden beri her yeni şarkısı ya da plağı ile hep bir adım daha öne geçti ya da hep bir basamak daha yükseldi. Her zaman, her yaptığını da 'müzik adına' yaptı; müzik adına ve 'ezenin-ezilenin' olmayacağı bir dünyayı bir an önce kucaklama adına. Bu nedenle 'yüce' olarak nitelenmeyi hak ediyor Akbayram. Kendi yaşamına bakıp dalgasını geçmediği, elinden başka bir şey gelmediği için kendini oluruna bırakmış her türden insana el uzattığı için de...
Akbayram'ın 1972'de elde ettiği birincilik çok önemli olmasına rağmen ne Akbayram'a ne de bu yarışma ile piyasanın hiç olmazsa bir parça daha hareketleneceğini uman firma sahiplerine, prodüktörlere umut vermişti o dönem. Tepe noktasını çoktan bulmuş olan Anadolu popun artık inişe geçtiği yıllardı ve bırakın Akbayram gibi daha işe henüz başlayacak olan biri, bu işin pirleri olan Cem Karaca, Fikret Kızılok, Selda, Barış Manço, Moğollar ve benzeri isimlerin bile bu akım (ya da 'kategori') için yapabilecek çok fazla şeyleri kalmamıştı. Anadolu'nun sesi artık başka türlü tınlamaya (ya da çınlamaya) başlamıştı ve 'arabesk' üst başlığı ile etiketlenen müzik türü, dört bir yanı sarmak üzereydi. Şartlar böyleyken, Akbayram'dan beklenen de ancak şu olabilirdi: "Yarışma şarkısını plak yapar, bu plak satar ve satarken de hem kendisine ikinci, bilemediniz üçüncü plak kapısını aralar, belki de bu sayede piyasaya birkaç yeni isim daha sunar, Allah ne verdiyse döner dururuz..."
Ama böyle olmayacaktır; piyasanın ileri gelenleri de yanılacaktır, bizzat Akbayram'ın kendisi de. Orhan Gencebay'ın firması Kervan tarafından yayınlanan ilk plak 'Kükredi Çimenler'in çıkışıyla birlikte, sesi duyulur duyulmaz insanı saran, alıp götüren bu adam bağırlara basılacak, her yeni şarkı ya da albüm ile yerini iyice sağlamlaştıracaktır. Yaptığı müziğin tek kişi olarak layıkıyla yapılamayacağını görecek-anlayacak, kendisine Dostlar adını verdiği bir grup oluşturacak ve bizzat kendisini bile 'grubun yalnızca bir elemanı' gibi görerek, her zaman diğer grup üyeleriyle 'bir hizada' duracaktır. İnsan (ya da dünya) hali bu, grubun üyeleri çeşitli nedenlerle belki değişecek ama 'Edip Akbayram ve Dostlar' bir 'marka' olacaktır; başta 'Garip', 'Mehmet Emmi', 'Aldırma Gönül', 'Kıymayın Efendiler', 'Gidenlerin Türküsü' ve onlarca başka şarkıyı tevazuyla, kadirbilirlikle çalan ve söyleyen ama bir markanın bulaşması adetten (ya da çarkın bir sonuca olarak, mecburiyetten) olan para-pul işlerine kendini kaptırmayacak, kimseye üstten bakmayacaktır. Böyle çelebi bir müzisyendir Edip Akbayram. Grubunun desteği ve sesinin gücü ile Anodolu popu hep hep hep ileri taşıyacak, 80'ler gibi her şeyin ama her şeyin yerle bir olduğu bir dönemde bile üretmeye ara vermeyerek bu müzikal yapının bayrağını dalgalandırmaya devam edecektir. 90'larda, üstelik bazen 'Prestij Ailesi' gibi tamamen mezbele bir yapının içinde bile bunu yapabilmeyi başaracaktır. Herkesin paraya tapmaya başladığı, fazladan bir kuruş (ya da dolar) için atmadığı takla, yemediği herze bırakmadığı, ne var ne yok sattığı-sattırdığı o dönemlerde Akbayram paşa paşa şarkılarını söylemeye devam edecek, nefesinin yettiğince kendimize gelmemiz, geleceğe başka türlü bir yer ya da çerçeveden bakmaya niyetlenmemiz için bizi ikna etmeye çalışacaktır... Hâlâ da öyle. Hiç ara vermiyor, hâlâ bizi sarsmaya, silkelemeye çabalıyor: "Gelme demedim mi, dönme demedim mi, vururlar seni, söylemedim mi?" Âşık Mahsuni'nin 'Merdo'sundan bu dizeler, Akbayram'ın yan yana durmaktan, sırt sırta vermekten her zaman büyük gurur duyduğu ölümsüz Mahsuni'nin. Bu ve Adnan Ergil'in eşsiz 'Hava Nasıl Oralarda'sı dahil toplam on şarkının bulunduğu 'Dün ve Bugün 3' adlı albüm, Akbayram'a öteden beri hayran ya da bağlı olan herkesi çok memnun edecek. Akbayram'ı hiç bilmemiş, duymamış genç kuşak da bu emsalsiz müzisyeni keşfetmeye bu albüm ile başlayabilir. Bu keşif tamamen kendi menfaatleri için: "Bir elli yıl, bir yüz yıl sonra dünya hâlâ (keyfince, layıkınca) yaşanacak bir yer olsun!" diyenler için daha doğrusu. Akbayram ve şarkıları, her bir parçamızı dikkatle yerine oturtma, parçalanmamızı (ya da kayıp gitmemizi) durdurma gücüne gerçekten sahip! Siz karar verin ve kendinizi onun kollarına bırakın yeter ki...
Ah sevgili Edip Akbayram, hakkınızı hiçbir zaman ödeyemedik, bundan sonra da zor öderiz.
Bulursanız kaçırmayın
(Başta "Kükredi Çimenler" olmak üzere) Edip Akbayram'ın her 45'lik ve LP'si
Ve her CD'si
Yani aslında, Akbayram'ın o insanın içine işleyen sesiyle söylediği her, her, her şey |
_________________
 |
|
|
|
 |
|
|
|
|
Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız |
Powered by phpBB
© phpBB Group :: Theme & Graphics by Daz
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye Bu Sayfa 0.38946 saniyede 34 sorguyla oluşturuldu Bu site Forum Siteleri üyesidir. Forum Siteleri | Map Of TurkeyGüzel Sözler Özlü Sözler Forum Siteleri özlü sözler
YuotubeVideolar

|