| Yazar |
Mesaj |
Ozgurforum
 Üye No: 2

Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1296
Durumu: Offline
|
[]Fırat Kenarında Yüzer Kayıklar[/]
Öykü-Elazığ-Malatya yöresinde Fırat kıyılarındaki köylerden birinde geçer.
Küçük ama şirin köylerin birinde bir ailenin yüksek tahsil yapan oğulları vardır. Bu oğlanı köyün herkes tarafından sevilen çok güzel kızıyla nişanlarlar. Ama nişan oğlandan habersiz köyde yapılır.
Delikanlı köye gelince dedikodu başlar: Baksanıza, demek ki oğlanla kız daha önce tanışıp, sevişmişler diye... Beri yandan oğlan kızı beğenmez, onu sevmediğini söyler.
Bu dedikodulara dayanmayan kız, kendini Fırat nehrine atarak intihar eder. Bu arada delikanlı da yöre halkı da pişmanlık duyguları içinde bu ağıdı yakarlar.
Ses sanatçısı Yıldız Tezcan’a göre, Hüseyin Dağlar adındaki genç İstanbul Teknik Üniversitesinde öğrencidir. Tatilde köyüne gelir. Bir Haziran günü sıcaktan bunalıp Fırat nehrine girip yıkanmak ister.
Bir tümsekten Fırat nehrine atlar, bir daha da çıkamaz. Beş gün sonra cesedi bulunur.
Söyleyen: Yöre halkı.
1. Fırat kenarında yüzer kayıklar (ölem)
Anam ağlar bacım seni sayıklar (oy)
Başıma toplanmış bağrı yanıklar (anam)
Nettim size verin benim yarimi (ölem)
2. Fırat kenarında esvap yumuşlar (ölem)
Yuyup yuyup gül dalına koymuşlar (ölem)
Sevmediğim yare sevdi demişler (ölem)
Nettin size verin benim yarimi (ölem)
3. Elbisem duvarda asılı kaldı (ölem)
Kitabım bavulda basılı kaldı (ölem)
O yar benim ile küsülü kaldı (ölem)
Nettin size verin benim yarımı (ölem)
Kaynak: Kültür Bakanlığı sitesi |
_________________

En son Ozgurforum tarafından 16.07.2006, 09:47 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi. |
|
|
|
 |
Ozgurforum
 Üye No: 2

Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1296
Durumu: Offline
|
"Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına" türküsünün şifreleri
Doğan Sarıtaş
Türküler eleştirilmek istendiğinde, sözleri anlamsız bulunduğunda genellikle örnek gösterilen "Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına" adlı türkünün baştan sona doğruları anlatan, ilk bakışta anlamsız gibi görünse de ozanın ince zekasıyla hiciv sanatının çok güzel örneğinin sunulduğu bir eser olduğu bildirildi.
İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Sanatçı Öğretim Görevlisi İrfan Kurt, "Halk kültüründe hiciv ve ’Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına’ gerçeği" adlı makalesinde bu türkünün anlamını irdeledi.
Türkünün Kastamonu’nun Tosya ilçesinden derlendiğinin hatırlatıldığı makalede, türküde anlatılmak istenenin ne olduğunun anlaşılabilmesi için, hem türkünün çıkış nedeninin hem de yöresel özelliklerin bilinmesi gerektiği vurgulanıyor.
"KURU EKMEĞE TEPKİ"
Makalede, türkünün hikayesi şöyle anlatılıyor:
"Dönemin beyi tarafından halk ozanlarının yönetim aleyhine söz söylemeleri yasaklanmıştır. Bu yasağın yanı sıra saz çalıp türkü söyleyen ozana bir eğlencede kendilerine türkü çalması emrivakisi yapılmış, bir kenara da kuru ekmeklerden oluşan yemek konmuştur. Bu ortamda bu türkünün çıktığı söylenmektedir. Ozan da kendisine yapılan bu haksızlığı onlarla dalga geçerek dile getirmiştir."
MANDA SÖGÜT DALINA NASIL YUVA YAPTI?
Bazı kişiler tarafından saçma bulunan ’manda yuva yapmış söğüt dalına’ sözlerinde anlatılmak istenen ise şöyle ifade ediliyor:
"Tosya bilindiği gibi pirinci ile ünlüdür. Çeltik tarlalarının sürülmesinde kullanılan manda yazın sıcağında göletlere yatarak az kıllı olan derisini hem serinletmek hem sineklerden korumak amacıyla çamura bular. Bunun için de göletlerin ve çeltik tarlalarının kenarlarında bulunan ve dalları da suyun içine kadar uzanan salkım söğütlerin dalları üzerine, gölgesine yatar. İşte mandanın söğüt dalına yuva yapması budur." ’Yavrusunu sinek kapması’ ifadesinin de yavrunun sinek tarafından ısırılması anlamı taşıdığının belirtildiği makalede, çünkü yörede ’kapmak’ sözünün ısırmak anlamında kullanıldığı, bir tür sineğin hayvanların kuyruk altlarına girip ısırmasının hayvanı delirten ve oradan oraya sıçratan bir olay olduğu belirtiliyor.
TÜRKÜDEKİ SÖZLER VE ANLATILMAK İSTENENLER
Ardından "gördün mü?" sözcüğü ile türküye devam edip akıl almaz olayların olduğunu vurgulayıp alay etmek amacı taşıdığının kaydedildiği makalede, türkünün anlamı hakkında şu bilgiler veriliyor:
-İkinci kıtadaki ’Öküzün torbadan düşmesi’ ise öküzlerin hem yemlenmesi, ekine zarar vermemesi, hem de zaman kazanmak için boyunlarına takılan yem torbasının öküzün boynundan çıkması ve öküzün yemeden içmeden kesilmesi anlamını taşır.
-Üçüncü kıtadaki müezzinin minareden uçması da erenlere karışması, ermesi anlamındadır.
-Bağlantı bölümünde de tirit yemeğini emeği karşılığı hak ettiğini anlatıyor.
TÜRKÜ BAŞTAN SONA DOĞRULARI ANLATIYOR
Türkünün baştan sona içinde doğruları anlatan fakat ilk bakışta anlamsız gibi görünen bir ifade taşıdığının belirtildiği makalede, türküde ozanın ince zekası ile hiciv sanatının çok güzel bir örneğini sunduğu belirtiliyor.
Türküde, özellikle farklı anlam taşıyan kelimeler seçildiğinin, kendine yapılan haksızlığa onlarla alay ederek, dalga geçerek cevap verildiğinin anlatıldığı makalede, ayrıca türkünün melodik açıdan da çok zengin ve hoş ritmik bir yapısının bulunduğuna dikkat çekilerek, bu nedenle üç kuşaktır halk müziği sanatçıları tarafından okunduğu vurgulanıyor.
TÜRKÜNÜN SÖZLERİ
Manda yuva yapmış söğüt dalına türküsünün sözleri ise şöyle:
"Manda yuva yapmış söğüt dalına, aman aman/ yavrusunu sinek kapmış gördün mü?/ Amanin yandım/Amanin amanin amanin yandım/Tiridine tiridine tiridine bandım/Bedava mı sandın para verdim aldım/Of-of/ Sabahleyin erken çifte giderken aman aman/ Öküzüm torbadan düştü gördün mü?/Amanin yandım/Of-of/Sabah ezanını okurken-aman aman/Müezzin minareden uçtu gördün mü?/Amanin yandım" |
_________________

En son Ozgurforum tarafından 16.07.2006, 09:49 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi. |
|
|
|
 |
Ozgurforum
 Üye No: 2

Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1296
Durumu: Offline
|
Gelin Ümmü'nün Ağıdı
Afyonkarahisar’ın kuzeyinde Döğer ve Ligen köyleri arasında Emre Gölü vardır. Göle bakıldığında kapkaranlık ve korkunçtur.
İşte bu göl kenarında kalabalık düğün alayıyla, davuluyla, zurnasıyla Ümmü Gelin at üstünde ilerlemektedir. Düğün alayı karanlık bir yere geldiğinde koca kuşlar, kocaman kocaman kanatlarıyla havalanırken tam bu sırada gelinin bindiği at ürker, başını gölden yana çevirir, kaçar da kaçar. Herkes şaşkınlık ve ürkeklik içindedir.
Bağırıp çağrışmalar boşunadır, bakarlar ki, ortada sadece Ümmü’nün yazması kalmıştır.
Başka bir söylentiye göre de Ümmü’yü sevmediği bir delikanlıya verirler. Bunun üzerine Ümmü sevdiği delikanlıyla kaçarken yolda bir nehrin kenarına gelirler. Delikanlı nehri geçer, Ümmü ise nehrin dar bir yerinden atlarken duvağı ayağına takılır ve suya düşüp ölür. Sonrası mahkeme, Ümmü’yü, kaçıran delikanlının öldürdüğüne kanaat getirip kadı onu idama mahkûm eder.
Ancak delikanlının idam edileceği günün gecesi, zavallı delikanlı olayı anlatan yanık bir türkü söyler. Aynı gece bu türküyü kadının (yargıcın) hanımı duyar. Bu arada kocasını da uyandırır, türküyü onun da dinlemesini sağlar.
Sabah olunca kadı, delikanlıyı serbest bırakır. Onun yerine kızın babasını ve yalancı tanıkları tutuklar.
Söyleyen: Ümmü’yü kaçıran delikanlı.
1. Kaçındasın Gelin Ümmü kaçında
Sar’ altınlar delebiyor saçında
Gelin Ümmü kaldı göller içinde
Katil Göller nere koydun Ümmü’mü
Ümmü’mü Ümmü’mü Gelin Ümmü’mü
2. On sekizdir siyah saçın örgüsü
Bu güzellik sana Hak’kın vergisi
Suya düştü Ümmü kızın kendisi
Katil Göller nere koydun Ümmü’mü
Ümmü’mü Ümmü’mü Gelin Ümmü’mü
3. Davulcusu kaya dibi dolaşır
Seymenleri kuzu gibi meleşir
Evlerine kara haber ulaşır
Katil Göller nere koydun Ümmü’mü
Ümmü’mü Ümmü’mü Gelin Ümmü’mü
4. Altın tası suya düşmüş dalabır
Sırma saçlar su üstünde yalabır
Şu gelinsiz gelen kirvan banadır
Katil Göller nere koydun Ümmü’mü
Ümmü’mü Ümmü’mü Gelin Ümmü’mü
5. Akmaz iken kanlı sular harladı
Gelin Ümmü başın’ kimler bağladı
Gökte melek, yerde insan ağladı
Katil Göller nere koydun Ümmü’mü
Ümmü’mü Ümmü’mü Gelin Ümmü’mü
Kaynak: Kültür Bakanlığı sitesi |
_________________
 |
|
|
|
 |
Ozgurforum
 Üye No: 2

Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1296
Durumu: Offline
|
Alageyik Ağıdı
Gavurdağı (ne hikmetse şimdiki adı Nurdağı), görünüşünün tersine derin vadilerle, sarp kayalıklarla doludur. Çam kokusu, kekik kokusu bu dağların üstünde hiç eksik olmaz.
Çok eski zamanda, Durmuş Ali adlı bir Avşar delikanlısı avcılığı, özellikle geyik avcılığına meraklıymış. Günlerden bir gün Durmuş Ali bir geyik yavrusunu vurup eve getirir. Anası bir oğlu Durmuş Ali’ye, bir geyik yavrusuna bakar, içi sızlar. Bu arada oğlunu bir iyice azarlar, ona öğütler verir, bir daha geyik avına gitmemesini söyler.
Durmuş Ali anasını dinlemez. Yine geyik avına çıkar. Bu kez peşine katıldığı geyik daha önce vurup öldürdüğü geyiğin anasıdır. Ana geyik Durmuş Ali’yi sarp kayalıklara çeker. O koca kayaların arasında bir görünür, bir yok olur. Durmuş Ali de peşinde... Derken delikanlı kayalıklardan aşağı düşüp yuvarlanır, yaralanır.
Sonrası, bu türküyü söyledikten sonra ölür.
Kimi kaynaklar öykünün kahramanını “Halil” olarak gösterirler.
Söyleyen: Durmuş Ali.
1. Ben de gittim bir geyiğin avına
Geyik de çekti beni kendi dağına
Tövbeler tövbesi geyik avına
Siz gidin kardeşler kaldım kayada
2. Ben giderken kayabaşı kar idi
Yel vurdu da ılkım sılkım eridi
Ak bilekler taş üstünde çürüdü
Siz gidin avcılar kaldım kayada
3. Urganım kayada asılı kaldı
Asbabım sandıkta basılı kaldı
Sılada nişanlım küsülü kaldı
Siz gidin kardeşler kaldım kayada
4. Kayanın dibine çadır kursunlar
Çifte davul, çifte zurna vursunlar
Nişanlımı kardeşime versinler
Siz gidin kardeşler kaldım kayada
Kaynak: Kültür Bakanlığı sitesi |
_________________
 |
|
|
|
 |
|
|
|
|
Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız |
Powered by phpBB
© phpBB Group :: Theme & Graphics by Daz
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye Bu Sayfa 0.40926 saniyede 40 sorguyla oluşturuldu Bu site Forum Siteleri üyesidir. Forum Siteleri | Map Of TurkeyGüzel Sözler Özlü Sözler Forum Siteleri özlü sözler
YuotubeVideolar

|