Forum Anasayfa

 
Forum Kılavuzu
Forum Kılavuzu
Arama
Arama
Üye Listesi
Üye Listesi
Gruplar
Gruplar
Üye Ol
Üye Ol
Hesabınız
Hesabınız
<b>Kişisel Mesajlar</b>
Kişisel Mesajlar
Oturum Aç
Oturum Aç

Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder  Forum Anasayfa » Siyaset..
Yazar Mesaj
rengarenk
Yeni Üye
Üye No: 2138


Kayıt: 23.05.2007
Mesajlar: 26

Durumu:
Offline
MesajTarih: 30.09.2007, 20:15 Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Rahmi YILDIRIM
rahmiyildirim1238@yahoo.fr
Anayasa Kaç Paralık? Köşe Yazarları Kaça Gidiyor?



ANKARA- Anayasa, Malezya, İkinci Cumhuriyet tartışmalarından şimdilik bir şey çıkmayacak.


Bir şey çıkmayacağı, tartışmayı görme özürlünün fil tarifine çevirmelerinden, zevzekliğe ve mahalle kavgasına dökmelerinden, �Kaç paralık adamsın?� noktasına getirmelerinden bellidir.


En başta vurgulanmalı ki, hiçbir anayasa darbecilerin yaptığı deli gömleği anayasadan daha geri olamaz. Ama AKP�nin başlattığı anayasa süreci, gerçekten sivil, demokrat bir anayasa ile sonuçlanmayacaktır. Çünkü, Türk Ceza Yasası deneyimi ile yeterince anlaşılmış olmalıdır ki, eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz.


Bu arada Atatürk�ün adı anayasadan kesinlikle çıkarılmalıdır. Türk ulusal burjuva devrimine önderlik etmiş, sonra öncülük ettiği burjuvazi tarafından terk edilip ikonlaştırılan Atatürk�ün adı ve anısı bu tür anayasalarla daha fazla kirletilmemelidir.


Hangi Malezya?


Görme özürlünün fili gibi her birinin Malezyası da kendine göre.


Birine göre Malezya öylesine ultra modern ki, kişi başına gelir 12 bin 700 dolar düzeyinde. Malezya�nın kadınları Müslüman dünyanın en özgür kadınları. Mini etekli Çinli kız, müslüman Malay kadın ve sarileri içinde Hintli kadın yan yana. Kimse kimsenin hayat tarzına karışmıyor. Gelenekler hayatı kadınlara dar etmiyor. Nerede okuyacaklar, nerede oturacaklar, kendileri karar veriyorlar. Var olduğu söylenen kadın sorunu reformistlerin abartması. Devlet kimsenin giyimine karışmıyor. Başörtüsü sadece İslam Üniversitesi�nde zorunlu, peçe tamamen yasak. Okuryazar olmayan kadın yok. Keşke Malezya olabilsek! (Yeni Şafak ve Zaman gazetelerinin Malezyası)


Diğerine göre, Malezya�da oruç ve tesettür eğitimi beş yaşında başlıyor. Ramazan ayında ilkokullarda oruç mecburi değil ama yemekhaneler kapalı. Kadınları tesettüre sokmak için �türban fonu� uygulanıyor. Fondan yararlanabilmeleri için İslami eğitim almaları ve örtünmeleri şart. Yine de Malezya Afganistan gibi değil, tropik iklimin zorlamasıyla tesettürlü kadınlar kısa kollu tişörtler ve açık bluzla dolaşabiliyorlar. Geceleri hemen her barda müslüman kızlar batılı erkeklerin önünde dans edebiliyorlar. Müslümanların dinden çıkmaları şeriat mahkemesinin iznine bağlı. Gayri müslim kadın, ölen müslüman kocasının miras hakkına sahip değil. Üniversiteler sessiz, çünkü laikliği konuşmak bile yasak. (Milliyet gazetesinin Malezyası)


Diğer bir başkasına göre, laiklik konusunun medyada tartışılması bile yasak. Müslümanlar oruç tutmak zorundalar. Oruç tutmayanlar ya da iftardan önce yemek veren lokanta sahipleri oruç polisince tutuklanıyor ve şeriat mahkemelerinde yargılanıyor. Dekolte kıyafetli Müslüman kadınlar da aynı şekilde �ahlaka aykırı� şekilde davrandıkları için tutuklanıyorlar. Malay ırkından gelen herkes müslüman sayılıyor ve din değiştirmeleri yasak. (Vatan gazetesinin Malezyası)


Daha bir başkasına göre ise Malezya şimdilik ılımlı İslam; ama on yıla kalmaz İran�a benzer. Türkiye ise Malezya olur. Malezya İslam Partisi�nin lideri, katıksız şeriatçı düzeni kurmak için AKP�yi örnek aldıklarını söylüyor. Çünkü, AKP Hz. Muhammed�in diplomasisini uyguluyor, yavaş ve derinden ilerliyor; orduyla ve AB�yle dengeyi kuruyor. (Hürriyet gazetesinin Malezyası)


Özetle herkesin Malezyası kendine göre. Gerçeğe en yakın Malezya hangisi, kuşkulanmamak elde değil. Yine de İslamcı gazetelerin Malezya�yı güzellerken abarttıkları sezilebiliyor. İslam�ın kadınlara öngördüğü hayat tarzı biliniyor. Kişi başına ulusal geliri refah ve özgürlük göstergesi saymak yanıltıcı. Suudi Arabistan�ın kişi başına geliri Malezya�nınkinden çok daha yüksek. Suudi Arabistan�ın özgürlük diyarı olduğunu bizim İslamcılar bile söyleyemiyor.


Türkiye için hangi Malezya�nın örnek alınacağı tartışması yeterince ayıp. Osmanlı�nın çöküş döneminde kurtuluş için batılı ülkelere benzeme, Cumhuriyet döneminde Amerika�nın küçüğü ya da Avrupa�nın yanaşması olmaya heveslenme düşüklüğünün devamı gibi görünüyor. Şimdi de Malezya. Kulakları çınlasın, Necmettin Erbakan �küçük Amerika, küçük Avrupa� özlemcileriyle �Sizi gidi batı taklitçileri sizi!� diye dalga geçerdi. Malezya heveslileri için de aynı şeyi söyler mi? Hiç sanmıyorum. Tersine eseriyle gurur duyuyordur.


Anayasa hocaları kaç paralık?


AKP�nin Hz. Muhammed taktiği uyguladığı savında gerçeklik payı var. Yani yeterince güçlenene kadar barışçı ve uzlaşmacı görünme taktiği, Medine Sözleşmesi filan. Malezyalı bile görmüş, Türkiye�de kimilerinin gözleri kapalı.


Kanaat esnafı sayılan köşe yazarları ise mahalle kavgasında. Kendi aralarında �Liboş Spor�, �İslam Spor�, �Ulusal Birlik Spor� diye takım kurmuşlar, birbirlerine PAF takımı, yedek kulübesi, teknik direktör önermekteler, top dolaştırıp tartışmayı zevzekliğe çevirmekteler. Ama transfer ücretlerine hiç değinmiyorlar.


Zevzekleşen tartışma yine de �Kaç paralık adamsın?� sorusuna dayandı.


Önce AKP için �sivil anayasa� taslağı yazan akademisyenlerin bu işten kaç para aldıkları, kendilerine ne fiyat biçtikleri soruldu. AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, �Hocalara para önerecek cesareti kendimizde göremedik. Bazı şeylerin onuru paradan daha önemlidir. Materyalistler bunu anlayamazlar� demiş.


Dengir Bey haklı! Bazı şeylerin onuru paradan daha önemlidir. Millete vekillik etmenin onuru da öyle olmalı. �Materyalist� olmadığına göre, 15 Temmuz�da aldığı milletvekili maaşının üstüne bir de 22 Temmuz�da yeniden seçildikten sonra ikinci bir maaş almamıştır herhalde.


Kanaat esnafı kaça gidiyor?


Anayasa hocalarının kaç paralık oldukları ortada kalırken, AKP�yi destekleyen liberallerin kaç paralık olduklarını sorma görevi Radikal gazetesi yazarı Haluk Şahin�e düştü.


İyiden iyiye ayağa düşen, maskaralığa dönen tartışmanın en ciddi sorusuydu. Ne ki Haluk Şahin�in sorusu da ortada kaldı.


�Liboş Spor� ve �İslam Spor� topçuları ilgi göstermediler. Hiç değilse, �Ulusal Birlik Spor� topçularının kaç paralık olduklarını sorabilirlerdi, onu da yapmadılar.


Liboş Spor ve İslam Spor topçularının ilgisiz kalmalarının anlaşılır bir yanı var. Çünkü AKP için oynuyorlar, sponsorları AKP. Fakat Ulusal Birlikçiler de pek topa girmek istemediler. Oysa tam saha pres yapıp kaça transfer olduklarını, ne kadar prim aldıklarını, maç başına ücretlerinin ne olduğunu sorabilirlerdi, sormadılar.


Haluk Şahin, AKP�nin tasarladığı Türkiye projesini �Medine Sözleşmesi�, �müşavere� gibi dinci terminolojiyle kabul ettirmesinin çok zor olduğunu, bu noktada liberallerin batı dünyası ile AKP arasında tercümanlık yaptıklarını anlatarak şu soruyu sormuştu:


�AKP yönetimi ile ona payandalık yapanlar herhalde liberallerin desteğinin kendileri için ne kadar önemli olduğunun farkındalar. Siyasette hiçbir şey karşılıksız olmadığına göre, bu kesimin temsilcilerini doğrudan ya da dolaylı olarak ödüllendirmeye çalışmalarına da şaşmamak lazım. Nereye kadar? Oluşmakta olan çıkar bağlantıları bu ittifakı yıkılmaz mı kılar? Yoksa desteğin sınırları var mıdır?� (Radikal, 23 Eylül 2007)


Haluk Şahin�in pasını kapan Ertuğrul Özkök topu öldürmeye çalıştıysa da Can Dündar, Haluk Şahin�in sorusunu daha da netleştirip topu ampul gibi doksana takmaya çalıştı:


�1970'lerde kimlerin maaşını ruble ya da dolarla aldığı merak edilirdi. Günümüzde insan en çok Amerika'nın �ılımlı İslam Müslüman ağı� oluşturmak için maddi olarak desteklediği aydınları, akademisyenleri, toplumsal önderleri, gazeteci ve yazarları merak ediyor.� (Milliyet, 27 Eylül 2007)


Ne ki, Ahmet Hakan ��Ilımlı Abdullah Gül� portresinin oluşumuna katkıda bulunmak maksadıyla hazırladığı �Abdullah Gül belgeseli� için ne kaptın?� diye sorunca, Can Dündar ofsayta düşmekten kurtulamadı.


Kanaat esnafının fiyatı


Söylediğimiz gibi, zevzekleşen tartışmanın en ciddi sorusuydu, yanıtı ortada kaldı.


Yine de soru tümüyle yanıtsız değil. Okuyucu ne ölçüde yanıt yerine kabul eder, hiç değilse bilinenleri aktarmaya çalışalım.


Elbette medyadaki ücret çizelgesine ilişkin resmen açıklanmış bilgiler yok. Bununla birlikte, Kuva-yı Medya dergisinin 12 Ekim 1998 tarihli 122�nci sayısında verilen ve yalanlanmayan tablo, herhalde yeterince açıklayıcıdır. Buna göre:


Güneri Cıvaoğlu, Milliyet, Kanal D 50.000 dolar


Fatih Çekirge, Uzan Ailesi 40.000 dolar


Ali Kırca, atv 40.000 dolar


Mehmet Ali Birand, EKO tv 30.000 dolar


Gülgûn Feyman, İnterstar 30.000 dolar


Aydın Özdalga, Kanal E 30.000 dolar


Ufuk Güldemir, İnterstar 25.000 dolar


Mehmet Barlas, Zaman 25.000 dolar


Reha Muhtar, Show tv 25.000 dolar


Savaş Ay, Yeni Yüzyıl, atv 20.000 dolar


Rauf Tamer, Sabah 15.000 dolar


(Kuva-yı Medya dergisinden aktaran Emre Kongar, Cumhuriyet, 22 Ekim 1998)


Bu tablo, yukarıda adları geçen medya topçularının bir takımdan diğerine geçerken ne kadar transfer ücreti aldıkları bilgisiyle daha da anlam kazanmaktadır. Ne kadar transfer ücreti aldığını galiba bir tek Tuncay Özkan açıklamıştı. Şimdilerde �Ulusal Birlik Spor�un as forveti olan Tuncay, Doğan Grubu�ndan Çukurova Grubu�na transfer olurken 3 milyon dolar almıştı.


Emre Kongar�ın aktardığı listede ücret tavanı 50 bin doları aşmıyordu. Türk kapitalizmi küresel sermaye ile entegrasyon içinde semirdikçe ücret ve transfer rakamı daha da yükselmiş olmalıdır. Nitekim, Tuncay Özkan�ın Çukurova Grubu�ndaki aylığı 64 bin dolardı. (Özkan�dan aktaran Mustafa Mutlu, Vatan, 24 Şubat 2007)


Müteveffa Nezih Demirkent ise 100 bin dolar aylık alan �gazeteci�lerden söz ediyordu:


�Patronların on binlerce dolar maaş verdiği gazeteciler ne tür bir katma değer sağlıyorlar acaba? Verilen paranın karşılığını katma değer olarak fazlasıyla geri alabiliyorlarsa mesele yok, ama alamıyorlarsa o zaman patron gazeteciyi satın almıştır demektir. Satın alınan adama da her istediğini yaptırabilirsin. İngiltere Kraliçesi�nin bile bir bedeli var, diye söylendiğine göre, demek ki, bu arkadaşlarımızın da bir bedeli var ve o bedel ödenince patron istediği her şeyi yaptırabiliyor. Ben Türkiye'de 100 bin dolar maaşı hak edecek ne gazeteci ne de bürokrat olduğuna inanıyorum.� (Aktaran Yeni Şafak, 11 Aralık 2000)


Demirkent�e göre, dünyanın hiçbir yerinde bu rakamlarda ücret alan gazeteci yoktur, bu paraları alan gazeteciler ve yöneticiler bağımsız olamazlar, patronun çizgisini aşamazlar, bu denli yüksek ücretin bir kaynağı da kara paradır:


�Bazı gazetecilere on binlerce dolar maaş veren patronlar her şeyi kayıt içinde mi gösteriyorlar? Hayır. Çünkü resmî evraklarda küçük bir rakam yazılı. Geriye kalan büyük bölümü hiçbir kayıt içinde gösterilmeden açıktan zarflar içerisinde veriliyor. Peki nereden geliyor bu para? Hangi kayıt altında tutuluyor? Ayrıca milyon dolarlık transferleri patronlar mı veriyor, yoksa birileri verdirtiyor mu? Asıl işin önemi burada yatıyor. Kara para da, kayıt dışı para da işte ortada.� (agy)


Ne kadar ücret o kadar hizmet


Tartışma �Kaç paralık adamsın?� sorusuna gelince insanın aklına başka şeyler de geliyor.


Örneğin, eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, 8 Ocak 2003�te gazetecilere verdiği kokteylde, medyadaki savaş kışkırtıcılığının özel çıkar boyutuna değinmişti:


�Amerika böyle bir olaya başladığında iki-üç sene önceden başlıyor. Belli yazarları maaşa bağlıyor. Belli yazarlara yazılar yazdırıyor. Kitaplar yazdırıyor. Medya kuruluşları vasıtasıyla psikolojik harekât yapıyor... Bizim yapmamız gereken Türk Silahlı Kuvvetleri'ni her şarta hazırlamaktır.� (Aktaran M. Ali Kışlalı, Radikal, 23 Ocak 2003)


Orgeneral�in sözlerine hiçbir gazeteci ve meslek örgütü, meslek şovenizmi ile olsun, �Bu sözler bütün basını töhmet altında bırakmıştır. Şerefli Türk basınında satılık kalem yoktur� şeklinde bir itirazda bulunmamıştı.


Orgeneral de ne dediğini bir daha anımsamadı.


Neden acaba?


* * *


ABD savaş sonrasını da düşünüyor. Örneğin , �Pentagon basına fiyat biçti� başlıklı haber:


�ABD Savunma Bakanlığı, çeşitli ülkelerde medyada Amerikan yanlısı mesajlar çıkmasını sağlamak dahil, psikolojik savaş için 400 milyon dolarlık bir bütçe ayırdı.� (USA Today�dan aktaran Cumhuriyet ve Yeni Şafak, 15 Aralık 2005)


İnsanın aklına daha başka neler gelmiyor neler.


En basitinden TC Başbakanlık örtülü ödeneği, AB fonları, Karen Fogg filan gibi.


Ama buralardan gelen, fındık fıstık parası olsa gerektir.


Ödemenin asıl kaynağı reel ekonomidir.


Reel ekonomide, sermayenin amiral holdingi Koç, 2006 yılında, net esas faaliyet kârını yüzde 146, esas faaliyet gelirlerini de yüzde 103 artırdı.


AKP�nin gönlündeki asıl sermaye gruplarının, yani Ankara, İstanbul, İzmir dışındaki Anadolu Kaplanları�nın 2006 yılındaki kâr artışı da yüzde 125 olarak gerçekleşti.


Halkın payına ise sadaka ekonomisi düştü.


Sonra seçim yapıldı, halk yine AKP�yi seçti.


Demek ki, sadaka verenler dindar olsun, başka bir şey gerekmez!


* * *


Tekrar medyaya dönmek gerekirse, ödemenin asıl kaynağı reel ekonomi olsa da örtülü resmi fonlar hatta kara para bile olabiliyor.


Söylendiği gibi siyasette ve medyada hiçbir şey karşılıksız değil, her şeyin bir bedeli var.


Hangi takımdan olursa olsun, kanaat esnafı, aralarında takım kurup birbirleriyle didişiyor gözükse de, yaptığı hizmetin bedelini milyon dolar transfer ve on binlerce dolar aylık olarak alıyor.


Peki bu kanaat esnafı bir gün olsun emekten, emekçiden, sendikadan söz etti mi?


Etmedi. Varsa yoksa, küreselleşme, AB, emperyal vizyon, demokratik emperyalizm, sivilleşme, sivil anayasa.


Halka tavsiyesi ise sadaka ekonomisine minnet etmesi.


Reva mıdır?


Her halk müstahak olduğu tarzda mı yönetilir?


Halk razı olsa bile bu hegemonya ilişkilerine tümden hayır demenin hiç mi erdemi yoktur?


Bu erdem sosyalist aydınların �imtiyazı� mıdır?

Rahmi YILDIRIM/Sansürsüz

---------------------------------------------------------------------------------------

Satılık insanlara yazdırılan "sözde" anayasa.Bir torba kömürle,yıllık halk ekmek fişleriyle satın alınanlara da böyle anayasa müstahaktır.




Sevgiler[B]


En son rengarenk tarafından 30.09.2007, 20:17 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
*BetüL*
Yeni Üye
Üye No: 6531


Kayıt: 11.05.2008
Mesajlar: 89

Durumu:
Offline
MesajTarih: 12.05.2008, 00:52 Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Satılık insanlara yazdırılan "sözde" anayasa.Bir torba kömürle,yıllık halk ekmek fişleriyle satın alınanlara da böyle anayasa müstahaktır.


Ne kadar rahatça satılık insan, satın alınanlar vs diyorsun. görüşlerini dile getireceksen bile biraz daha kibar olmayı dene.kimse hakkında satılık demeye hakkın olamaz.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
yelden77
Yeni Üye
Üye No: 3200


Kayıt: 31.08.2007
Mesajlar: 36

Durumu:
Offline
MesajTarih: 12.05.2008, 01:09 Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Ne yazık ki seçimlerde insanlar geleceğini bulgura.kömüre sattı ve şimdi de zavallı durumdalar.Ve bu tür satılmış insanlara sadece acıyorum.Ülke bugün bu haldeyse bunun sorumlularından biri de geleceğini satan bu insanlardır.Ve onlara satılmış denmesine kızılmammalı çünkü gerçek bu.

_________________
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
*BetüL*
Yeni Üye
Üye No: 6531


Kayıt: 11.05.2008
Mesajlar: 89

Durumu:
Offline
MesajTarih: 12.05.2008, 12:39 Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

yelden77 demiş ki:
Ne yazık ki seçimlerde insanlar geleceğini bulgura.kömüre sattı ve şimdi de zavallı durumdalar.Ve bu tür satılmış insanlara sadece acıyorum.Ülke bugün bu haldeyse bunun sorumlularından biri de geleceğini satan bu insanlardır.Ve onlara satılmış denmesine kızılmammalı çünkü gerçek bu.



Hakareti de aştınız artık bir de iftiraya başladınız görüyorum ki. satılık insalar bir de devletin durumundan sorumlu oluverdiler. ne onların bir kabahati var ne de devlet kötü bir durumda. nereden çıkartıyorsunuz bunları, ayrı bir dünya da mı yaşıyorsunuz siz?
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder

Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © phpBB Group :: Theme & Graphics by Daz
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye
Bu Sayfa 0.82369 saniyede  37 sorguyla oluşturuldu

Bu site Forum Siteleri üyesidir.
Forum Siteleri | Map Of Turkey
Güzel Sözler Özlü Sözler
Forum Siteleri
özlü sözler YuotubeVideolar
Özgür Forum  
Pano Güvenliği

eXTReMe Tracker
Toplist100.Net Taas.de PageRank Service  - Pagerank Anzeige ohne Toolbar PageRank abfragen und zeigen - PowerPr.de hosting website stat GB TOPLIST, best links Elib Directory: Movie in Turkey Rambler's Top100 TOPlist RankingScout - Pagerank Anzeige ohne Toolbaryuotube videolar Ozlu Sozler Travel Guide