Forum Anasayfa

 
Forum Kılavuzu
Forum Kılavuzu
Arama
Arama
Üye Listesi
Üye Listesi
Gruplar
Gruplar
Üye Ol
Üye Ol
Hesabınız
Hesabınız
<b>Kişisel Mesajlar</b>
Kişisel Mesajlar
Oturum Aç
Oturum Aç

Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder  Forum Anasayfa » Siyaset..
Yazar Mesaj
LeyLaN
Yeni Üye
Üye No: 5337


Kayıt: 20.03.2008
Mesajlar: 64
Şehir: İstanbuL
Durumu:
Offline
MesajTarih: 22.03.2008, 01:08 Alıntıyla Cevap Gönder Back to top



1965'ten sonra Türkiye'de gelişen gençlik hareketinin en önemli önderlerinden ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)'nun kurucu ve yöneticilerinden Deniz Gezmiş, 24 Şubat 1947'de Ankara'nın Ayaş ilçesinde doğdu. Öğretmen bir ailenin çocuğu olması sebebiyle ilk ve ortaöğrenimini çeşitli kentlerde, liseyi İstanbul'da okudu. 1966'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine giren Gezmiş, henüz lise öğrencisiyken sol düşünceyle tanıştı ve kendini dönemin eylemleri içinde buldu. 1965'te Türkiye İşçi Partisi(TİP)'nin Üsküdar ilçesine üye oldu. İlk kez 31 Ağustos 1966'da Ankara'dan İstanbul'a yürüyen Çorum Belediyesi temizlik isçilerinin Taksim Anıtı'na çelenk koymaları sırasında isçileri destekleyen ve Türk-İş yöneticilerini protesto eden gösteri sırasında gözaltına alındı.
Ardından 19 Ocak 1967'de Türkiye Milli Talebe Federasyonu(TMTF) binasının yedd-i emine verilmesi sırasında çıkan olaylarda yakalandı ve bir gün sonra iki arkadaşıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı. 22 Kasım 1967'de öğrenci örgütlerinin düzenlediği Kıbrıs Mitingi sırasında Aşık İhsani ile birlikte ABD bayrağını yaktıkları gerekçesi ile gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan Deniz Gezmiş, Hukuk Fakültesi'nde birlikte okuduğu arkadaşlarıyla birlikte 30 Ocak 1968'de Devrimci Hukuklular Örgütünü kurdu. 7 Mart 1968'de İÜ Fen Fakültesi konferans salonunda düzenlenen AIESEC genel kurul toplantısında konuşma yapan Devlet Bakanı Seyfi Öztürk'ü protesto ettiği için tutuklandı2 Mayıs'a kadar tutuklu kalan Gezmiş, 30 Mayıs'ta 6. Filo'yu protesto ettiği için yargılandı ve beraat etti. Öğrenci eylemleri içinde etkinliği giderek artan Deniz Gezmiş, 12 Haziran 1968'de İstanbul Üniversitesi'nin işgal edilmesinde önderlik etti. İşgal Konseyi adına İÜ Senatosu ile Baltalimanı'nda yapılan görüşmelere katılan öğrenci heyetinin içinde yer aldı; öğrenci haklarının elde edilip işgalin sona erdirilmesinde etkili oldu. İşgalden kısa bir süre sonra İstanbul'a gelen 6.Filo'yu protesto eylemlerinde yer alan Gezmiş, 30 Temmuz'da bu eylemlerden dolayı tutuklandı ve 20 Eylül'de serbest bırakıldı.TİP içinde yoğunlaşarak, ayrılıklara ve tartışmalara yol açan ideolojik sorunlarda Milli Demokratik Devrim(MDD) görüsünü benimseyen Deniz Gezmiş, bu görüşün özellikle devrimci öğrenciler arasında yayılmasında etkili oldu. Ekim 1968'de eylemlerde birlikte olduğu Cihan Alptekin, Mustafa İlker Gürkan, Mustafa Lütfi Kıyıcı, Cevat Ercişli, M.Mehdi Beşpınar, Selahattin Okur, Saim Kurul ve Ömer Erim Süerkan'la birlikte Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB)'ni kurdu. 1 Kasım 1968'de TMGT, AÜTB, ODTÜÖB ve DÖB'ün başlattığı Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yürüyüşü'nü düzenledi. Ardından 28 Kasım 1968'de ABD büyükelçisi Kommer'in gelişi sırasında Yeşilköy Havaalanı'nda düzenlenen protesto gösterileri nedeniyle tutuklandı ve bir süre sonra serbest bırakıldı.
İstanbul Üniversitesi'nde sağcı güçlerin 16 Mart'ta girişmis olduğu hareketlere öğrenci kitlesiyle birlikte karşı koyan Gezmiş , bu eylemi gerekçe gösterilerek 19 Mart'ta yeniden tutuklanarak 3 Nisan'a kadar hapis yattı Ardından 31 Mayıs 1969'da İÜ Hukuk Fakültesi öğrencilerinin, reform tasarısının gerçekleşmemesini protesto için giriştikleri işgale önderlik etti. Üniversitenin kapatılıp, polise teslim edilmesi nedeniyle çıkan çatışmalarda yaralandı. Hakkında gıyabi tutuklama kararı olmasına rağmen hastaneden kaçan Gezmiş, Haziran'ın sonunda Filistin'e gitti. Filistin'e gitmeden önce 23 Haziran 1969'da TMGT'nin topladığı 1. Devrimci Milliyetçi Gençlik Kurultayı'na kendisi gibi haklarında tutuklama kararı olan FKF Genel Başkanı Yusuf Küpeli ile birlikte bir mücadele programı gönderdi. Eylül'e kadar Filistin'de ******* kamplarında kalan Deniz Gezmiş,1 Eylül 1969'da, 10 Haziran'da "üniversiteyi işgal" ettiği gerekçesiyle Hukuk Fakültesi'nden ihraç edildi. Hakkında tutuklama kararının olduğu bu dönemde gazetecilere gizlendiği yerden demeçler verdi. 23 Eylül 1969'da Hukuk Fakültesi'nde olduğu sırada haber verilen polislerin de fakülteye gelmesi üzerine teslim olan Gezmiş, 25 Kasım'da serbest bırakıldı. Ancak Yıldız Devlet ve Mühendislik Akademisi'nde Battal Mehetoğlu'nun sağcılar tarafından öldürülmesinden sonra okulda yapılan aramada, ele geçirilen dürbünlü bir tüfeğin Gezmiş'e ait olduğu öne sürülerek hakkında yeniden tutuklama kararı alındı. 20 Aralık 1969'da yakalanan Gezmiş, kendisiyle birlikte tutuklanan Cihan Alptekin'le birlikte 18 Eylül 1970'e kadar tutuklu kaldı. Bundan sonra öğrenci eylemlerinden uzaklaşarak, mücadelesini değişik alanlarda sürdürmeyi planladı. Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan'la birlikte THKO'yu kurdu. 11 Ocak 1971'de THKO adına Ankara İş Bankası Emek Şubesi'nin soygununu gerçekleştirenler arasında yeraldı. 4 Mart 1971'de dört ABD'li erin Balgat'taki Tuslog Tesisleri'nden kaçırılması eyleminde de bulunan Gezmiş, erlerin serbest bırakılmasından sonra Sivas'ın Sarkışla ilçesinin Gemerek nahiyesinde Yusuf Aslan'la birlikte yakalandı.




16 Temmuz 1971'de başlayan THKO-1 Davası'nda TCK'nin 146. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, 9 Ekim 1971'de idam cezasına çarptırıldı.
6 Mayıs 1972'de idam edildi.



Hüseyin İnan (1949-1972)



1949'da Kayseri'nin Sariz ilçesine bagli Bozhüyük köyünde dogdu. Ilk ve orta okulu Sariz'da, liseyi Kayseri'de okudu. 1966'da ODTÜ Idari Bilimler Bölümü'ne kayit oldu. Sosyalist Fikir Klubü(SFK) ve bu dernegin bagli oldugu Dev-Genç'e üye oldu. Bu arada TIP'e de katilarak, bu partinin etkinliklerinde yer aldi. Ayni dönemde, gerek Istanbul ve Ankara, gerek Izmir ve diger yörelerde anti-emperyalist eylemlere katildi; ABD 6.Filo'suna yönelik eylem ve mitinglerin içinde bulundu. Toprak isgalleri, kirsal yörelerdeki etkinlikler vb. etkinliklere katildi. 1966-67 ögretim yilinda, gerçeklesen ODTÜ Hazirlik boykotunun örgütlenmesine önderlik etti.

Hüseyin Inan, 1968'de, TIP ve daha sonra MDD içindeki ayrılıklarda, giderek belirginlesen gizli ve dar örgüt fikri dogrultusunda çekirdek bir grup olusturup, kir *******si yoluyla anti-emperyalist mücadele verme düsüncesini gelistirmeye çalisti. Ankara, özellikle ODTÜ kökenli olan ve temelini Inan'in attigi grup, daha sonra THKO'nun çekirdek kadrosunu olusturacakti. Ayni yil Idari Bilimler Fakültesi'nden çikarilan Hüseyin Inan, ODTÜ yurtlarinda kalmaya devam etti. 14 Ekim 1969'da, grubun önemli bir kesimiyle birlikte Suriye üzerinden Ürdün'e, Filistin Kurtulus Örgütü(FKÖ)'nün asil gücünü olusturan El Fetih kamplarina gitti. Burada FKÖ'nün yaninda Israil'e karsi savasti. Israil içlerindeki karakol baskinlarinda bizzat yer aldi. Subat 1970'de Türkiye'ye geri döndügünde, Diyarbakir-Antep yolunda bir otobüste yakalandi. Diyarbakirda devam eden yargilama sonunda, Ekim 1970'de tahliye oldu. Hüseyin Inan Ankara'ya döndügünde kafasindaki kir *******si fikri iyice berraklasmisti. Benzeri düsünceler tasiyan ve ayni eylem çizgisini benimseyen, baslarinda Deniz Gezmis'in yer aldigi Istanbul grubuyla biraraya gelerek THKO'yu kurdu. Inan, kitle hareketleri içinde hemen hiç taninmayan biri olmakla birlikte, örgütleyici niteligi, insanlarla iliski kurma becerisi ve kararliligiyla grup içinde sivrilmisti. Deniz Gezmis, sinan cemgil ve Cihan Alptekin'in de yer aldigi THKO'nun tartismasiz lideri haline geldi. Daha sonra, yayginlasan silahli eylemlere önderlik etmekle kalmadi, bütün eylemlerin bizzat içerisinde oldu. 29 Aralik 1970'de, Dev-Genç üyelerinden Ilker Mansuroglu'nun öldürülmesi üzerine, THKO'nun örgüt olarak kendini ortaya koydugu Kavaklidere Polis Karakolu'nun kursunlanmasi, 1 Ocak 1971'de Türkiye Is Bankasi Emek Subesi soygunu, Amerikan askeri tesislerinin basilarak bir Amerikalinin kaçirilmasi ve daha sonra dört Amerikalinin kaçirilmasi eylemlerinde gösterdigi gözüpek tavri ve kararliligiyla THKO'nun varliginda büyük etken oldu.

24 Mart 1971'de Kayseri'nin Pinarbasi ilçesinde yakalanarak, Deniz Gezmis ve Yusuf Arslan'la Ankara 1. Nolu Sikiyönetim Askeri Mahkemesi tarafindan 9 Kasim 1971'de idama mahkum oldu. Idamlarin önlenmesi için gerek Meclis'te, gerek kamuoyunda ve gerekse örgüt arkadaslari tarafindan çesitli girisimlerde bulunulmasina ragmen Yusuf Arslan ve Deniz Gezmis'le birlikte 6 Mayis 1972'de idam edildi.
INAN YAKALANIYOR
El- Fetih kamplarinda yaptiklari yirmi günlük bir egitimden sonra Hüseyin ve 15 arkadasi, 1 Subat 1970 Pazar günü, Suriye sinirindan gizlice Türkiye'ye girer. Grubun bir kismi Diyarbakir'a gelir. Hüseyin Inan, Alpaslan Özdogan ve Mustafa Yalçiner, yanlarinda getirdikleri silahlari Diyarbakir surlarinda bir yere gömer. Daha sonra Diyarbakir Tip Fakültesi önünde bulusmak için anlasilir.
Fakat, Tip Fakültesi önüne geldiklerinde fakültenin polis tarafindan basilmis oldugunu gören Hüseyin, Alp ve Yalçiner, Adana'ya gitmek için Diyarbakir disindan bir benzin istasyonunda otobüse biner. Hüseyin ile Alp, yan yana koltuklara, Yalçiner tek basina oturur. Otobüs, Gaziantep yakinlarinda bir yerde jandarmalar tarafindan durdurularak aranir. Hüseyin ile Alp, yan yana koltuklarda oturdugu için gözaltina alinir. Yalçiner, sans eseri kurtulur ve Adana'ya gelir. Yalçiner, daha sonra Ankara'ya gider. Müfit Özdes, Teoman Ermete ve Atilla Keskin ise Malatya'da tren garinda yakalanir. Sonuçta, yakalananlardan Hüseyin Inan, Atilla Keskin, Teoman Ermete, Müfit Özdes, Ercan Enç, Alpaslan Özüdogru, Hamit Yakup, Ahmet Tuncer Sümer, Kadir Manga, Ali Tenk, Bahtiyar Emanet tutuklanir ve Diyarbakir Tutukevi'ne konur. Filistin'den dönenlerden Mustafa Yalçiner, Ahmet Erdogan ve diger 3 kisi, yakalanamaz. Fakat, yakalananlarin Emniyet'te verdigi ifade nedeniyle Mustafa Yalçiner ile Ahmet Erdogan, giyabi tevkif karari ile aranmaya baslanir.
El-Fetih dönüsü Hüseyin Inan (solda, yanindaki Mehmet Nakipoglu) Diyarbakir'dan Adana'ya giderken bindigi otobüs Gaziantep yakinlarinda jandarmalar tarafindan durdurulur. Yan yana oturan Hüseyin Inan
ile Alpaslan Özdogan yakalanir, ön koltuktaki Mustafa Yalçiner ise kaçmayi basarir.


Sinan Cemgil, Hüseyin Inan ve diger gençler devrimci mücadelelerini daglarda sürdürme karari alir, gerekli malzeme 1970 kasim ayinda ODTÜ'den yola çikar
Malatya eylem üssü oluyor
HOCA yetenekleri dolayisiyla Sinan, her zaman aranan birisi olmustur. Dönüsüm dergisinin yazi kurulunda görev almis, ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü Baskanligi yapmis, 8-9 Mart 1969 günleri Ankara'da yapilan TIP Genel Yönetim Kurulu Toplantisi'nda TIP Bilim ve Arastirma Kurulu'nun gençlik islerinden sorumlu bürosuna yönetici olarak seçilmistir. Sinan, politik birikimi ve hitabet yetenegi açisindan herkesçe kabul edilen bir isimdir. Okumaya düskündür. Nurhak'ta dagda iken bile Mao' nun üç ciltlik, ''Seçme Eserler'' ini sirt çantasinda tasir ve mola verdikleri yerlerde okur. TIP Genel Baskani Mehmet Ali Aybar' a, üyeler ve arkadaslari, genellikle, ''Hoca'' diye hitap ederler. TIP üyesi Sinan da arkadaslarina çogunlukla ''Hoca'' diye hitap eder. ''Hoca'' lafi ODTÜ ögrencileri arasinda yayilir. Özellikleri nedeniyle, Sinan'a ''Hoca'' lakabi takilir. Hatta, Türkiye Ögretmen Sendikasi (TÖS), 1968 yili içinde: 1- Mesleki alanda olsun, halk içinde olsun örgütlenme, 2- Kapitalist düzen uygulamalarina direnis, 3- Emperyalizme ve sömürüye karsi çikma, 4- Tam bagimsizlik fikrinin yayilmasi, 5- Halka dönük ve halk yararina isleyen devrimci egitim, 6- Ve Anayasanin tam uygulanmasi; konularinda halka, ögretmenlere, aydinlara ve ögrencilere önderlik eden ve ugradiklari baskilara, hatta fiili tecavüzlere aldirmadan etkinliklerini sürdürdükleri anlasilan bir ögretmen ile bir ögrencinin kahraman olarak seçilmesine, bunlarin birer plaket ile 1000'er lira degerinde kültür yapiti armagan edilerek mükâfatlandirilmasina karar verir. Armagana aday olarak Sinan Cemgil, Harun Karadeniz, Yusuf Küpeli, Fevzi Altug, Murat Cahit Kogacioglu, Zeki Saruhan, Timur Erkman, Halit Koçer ve Ibrahim Kaypakkaya gösterilir. Bu maksatla Doç. Dr. Osman Nuri Koçtürk, Nejat Erder, Hürrem Arman, Mehmet Durukan, Demir Ünsal, Cahit Senkol, Safa Güner' den olusan jüri, 16 ögretmen ve 10 ögrenci aday arasindan yaptigi degerlendirme sonunda eski ITÜ-ÖB Baskani Harun Karadeniz'i, ögretmenlerden eski Malatya TÖS Subesi baskani H. Nedim Sahhüseyinoglu' nu armagana layik görür. Armaganlar, 29 Haziran 1969 Pazar günü Aksaray'da bulunan TÖS binasinda yapilan bir törenle kahraman seçilenlere verilir. Sinan, bu sira, Ankara Hukuk Fakültesi ögrencilerinden Sirin Yazicioglu ile Eskisehir'de evlenir. Sinan ile Sirin'in nikâh sahitligini SBF ögrencisi Nihat Akseymen (Rasit Yörükoglu) ile Emine Engin yapar. Sinan ile Sirin, evlendikten sonra Sihhiye'de bir evde yasamaya baslar. Ev, bodrum katinda oldugu için yagmur yagdigi bir dönemde evi sel basar. Bu nedenle, ODTÜ'de asistan olan Aydin Karagözoglu' nun evinde bir süre kalir. Daha sonra, Aydin Karagözoglu'nun evinden ayrilan Sinan'i, mimar Gürol Gürkan otomobiliyle Aydin'a götürür.
GIZLI KOMÜNIST PARTISI
11 Nisan 1969 günü verilen giyabi tutuklama karari ile polis tarafindan aranmaya baslanan Sinan, Hüseyin Inan' in, bir grup arkadasiyla Filistin'e gitmesinden birkaç gün sonra 13 Ekim 1969 Pazartesi gecesi Ankara'dan giden bir emniyet ekibi tarafindan 14 Ekim Sali günü, eski CHP milletvekili olan ve Aydin'da avukatlik yapan, dayisi Nedim Müren' in yaninda yakalanir. Hakkindaki giyabi tutuklama karari Aydin Savciligi'nca vicahiye çevrilen Sinan, Ankara'ya getirilir. Sinan, Ankara Emniyet Müdürlügü'nde basin mensuplarina su açiklamayi yapar: ''Polise mukavemet ve patlayici madde bulundurmaktan suçlaniyorum. Bana zabitaca bir baski yapilmadi. Aydin'da iken beni buldular ve Aydin'dan Afyon'a kadar bir vasita ile geldim. Afyon'dan sonra da emniyete ait oldugunu tahmin ettigim siyah bir Volkswagen otomobil ile Ankara'ya getirildim. Emniyet yetkililerinin benden ifade almaya kalkismalari üzerine, 'Sizlere sadece adimi soyadimi söylerim. Ifade ancak savcilikta alinir' dedim ve ifade vermeyi reddettim.'' Ankara Emniyet Müdürlügü I. Sube Müdürü Altan Ünal da Sinan'in yakalanmasi hakkinda sunlari söyler: ''Sinan Cemgil üniversiteden ayrildiktan sonra Aydin'da bulunan dayisinin yanina gitmis. Biz de kendisini Aydin'da, buradan gönderdigimiz bir ekip vasitasi ile yakaladik.'' Giyabi tutuklama karari ile aranan Ahmet Sina da 11 Kasim 1969 günü yapilan durusmaya giderek teslim olur. Sinan ayni dönem, ''Gizli Komünist Partisi'' kurduklari gerekçesiyle Ankara Ikinci Agir Ceza Mahkemesi'nde Deniz Gezmis, Yusuf Küpeli, Münir Ramazan Aktolga, Aydin Karagözoglu, Sema Karagözoglu, Bingöl Erdumlu ve Mustafa Kemal Çamkiran' la birlikte yargilanir. Kisa bir süre tutuklu kalan Sinan, 24 Aralik 1969 Çarsamba günü, bes bin lira kefaletle serbest birakilir. Hamile olan Sirin, bu sira dogum yaparak bir erkek çocuk dünyaya getirir. Çocuga ''Taylan'' adi verilir. 1969 yilinda ODTÜ'de okuyanlardan sadece Sinan degil, ögrenci hareketlerinin içinde aktif olarak yer alanlardan birçok kimse de evlenmistir. 1 Temmuz 1969'da Mehmet Akin Atauz ile Sevil Güvezne , 1969 Agustos ayinda da Çagatay Anadol ile Aysen Besen evlenir. Çagatay Anadol ile Aysen Besen'in nikâh sahitleri Sinan Cemgil ile Atilla Keskin' dir. Sinan'in oglu Taylan dogduktan kisa bir süre sonra Akin ile Sevil Atauz'un 15 Subat 1970'te bir kiz çocuklari dünyaya gelir. Akin Atauz, bir çocuklarinin oldugunu haber vermek için Aydinlikevler'de iki katli bir evin alt katinda oturan arkadasi Sinan'a gider. Sinan, Taylan'in altini degistirmektedir. ''Sevil dogum yapti.'' ''Ne oldu?'' ''Kizimiz oldu.'' Bu sirada Taylan, aglamaya baslar. Sinan, bunun üzerine, ''Bak gördün mü, kizin adini duyunca nasil bagiriyor'' der. Akin Atauz ile Sinan saka olarak Taylan ile Ayse Devrim' e ''besik kertmesi'' yaparlar. Sinan, çok daha sonra, 1971 yilinda bir gün, Akin Atauz'a gider. Atauzlarin evinde Sevil Hanim'in Amerikan Kiz Koleji'nden arkadasi olan SBF mezunu bir misafiri vardir. Sevil Hanim, Akin Atauz ve misafirleri, ''Türkiye'de emperyalizm var mi, yok mu?'' tartismasi yapmaktadirlar. Gece geç bir vakit evin kapisi çalindiginda Akin Bey kapiyi açar ve Sinan'i karsisinda görünce çok sevinir. Içeri davet eder ama Sinan içeri girmez: ''Yok, gelemeyecegim. Arkadaslar, disarda otomobilde bekliyorlar. Yarin Sirin evde olmayacak. Benim de bir isim var. Taylan'i birakacak bir yer yok. Getirip size biraksam olur mu?'' ''Ne demek, tabii getir. Biz evdeyiz, bakariz.'' ''Tamam. Yarin getiririm. Tesekkür ederim'' diyen Sinan, tam gidecekken geri döner ve ''Ayse Devrim nasil, büyüdü mü? Görmem mümkün mü?'' der. ''Simdi uyuyor.'' ''Olsun bir bakayim Ayse Devrim'e.'' Sinan, Ayse Devrim'in uyudugu odaya götürülür, Ayse Devrim'e bakar, ''Ne kadar büyümüs'' der ve basini oksar. Daha sonra evden ayrilan Sinan'i, Sevil ve Akin Atauz'un bu son görüsleridir.
Hasan Ataol' un dedigi gibi: ''THKO, bir parti gibi görevleri yazili olarak belirlenmis insanlarin olusturdugu bir örgütlenme degildi. Hani, toplumda yasalastirilmamis, teamülen uygulanan bazi kurallar vardir. THKO iste böyle bir seydi. Ayni duygulari paylasan, ayni amaci güden, birbirlerine alabildigine güvenen, birbirlerini seven, sayan insanlarin olusturdugu dar bir arkadas grubuydu.'' Bu dar arkadas grubunun içinde DÖB'den gelenlerin disinda THKO olarak adlandirilan hareketi olusturanlarin hepsi ''Türk Solu'' ve ''Aydinlik'' gibi çevrelerin savundugu MDD tezine olumlu bakmamis, o çevrelerden uzak durmuslardir. TIP kökenli olan bu gençler, partiyi sonuna kadar desteklemis, fakat parti içinde tartismalar çikip hiziplesmeler baslayinca, hiçbir hizibin yaninda olmayip kendi baslarinin çaresine bakmislardir. Mihri Belli bunu söyle dile getirmistir: ''Hüseyin Inan'i az taniyordum. Bir-iki kez bizim eve gelmis, konusulanlari dinlemekle yetinmis, hemen hemen hiç agzini açmamisti. Ötekileri daha da az taniyordum. Sinan, Adnan Cemgil'in ogluydu. Onu bebekliginde bir kez görmüstüm. Aydinlik'ta bir-iki kez karsilasmistik. Pek yakinlik göstermemisti.'' (1) Sinan, 1970 yili sonunda, Yusuf, Mahir ve Münir tarafindan olusturulan harekete katilma konusunda yapilan öneriyi de geri çevirmistir. Yusuf Küpeli, bu konuda sunlari söylemistir: ''1970 Agustos ayinda ben tahliye olduktan sonra Mahir, ben ve Münir, Sinan Cemgil'i evinde ziyaret ettik. Münir ve Sinan, ayni okuldan iyi arkadas idiler. Benim de Sinan'la bir arkadasligim vardi. Sinan'in Mahir ile arkadasliklari yoktu. Sinan'in evine, birlikte örgütlenme teklifi yapmak için gittik. O, bizi kibarca reddetti. Böyle bir serüvene girmek istemiyordu, düsünceleri farkli idi. O günkü konusmalarina göre, Deniz ve Hüseyin Inan grubu birlikte olmasi da bence olanaksizdi, ama herhalde arkadaslik baglari nedeniyle fazla direnemedi.

YUSUF ASLAN





.Yusuf, 1947 yılında Yozgat'ın bir köyünde doğdu. Ortaöğrenimini dindar ve anti-komünist eğilimlerle, gelenekçi önyargıların güçlü olduğu bir çevrede tamamladı.



1966'da ODTÜ'ye girdi. Bir yıla kalmadan ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü'nün üyesi oldu, Dev-Genç içinde çalışmaya başladı. Bu dönemden itibaren önce hazırlık okulunda, sonra da mühendislik fakültesinde patlak veren boykotların ve hemen ardından ODTÜ işgalinin önde gelen örgütçülerinden oldu. İlk yargılandığı eylem, CIA ajanı, Amerikan Büyükelçisi Commer'in arabasının yakılmasıydı.

1969 yılında arkadaşlarıyla birlikte Filistin'e gitti. Burada helikopter ve uçak pilotluğunu öğrendi. Traktörden helikoptere kadar her türlü aracı büyük bir ustalıkla kullanıyordu

1970 yılında kurulan THKO'nun kurucusu ve önderlerinden olan Yusuf Aslan, Deniz
Gezmiş'le birlikte Nurhak'a dağdaki ******* grubuna katılmaya giderken, Sivas Şarkışla'da yaralı olarak yakalandı. Sıkıyönetim mahkemelerinde yargılandı. 6 Mayıs 1972'de Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan'la birlikte idam edildi.



_________________
ELine, BeLine, DiLine, Sahip OL !!!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Eylül 72
Yeni Üye
Üye No: 5336


Kayıt: 20.03.2008
Mesajlar: 40
Şehir: İstanbul
Durumu:
Offline
MesajTarih: 22.03.2008, 01:17 Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

6 Mayıs 1972 Unutmadık Unutturmayacağız...

Yaşasın Bağımsızlık savaşı veren dünya halkları!

Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!

_________________
Dostluk Kaybolduğun bir ormanda sana yol gösteren ''IŞIK''tır:

En son Eylül 72 tarafından 22.03.2008, 01:17 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
partizan33
Moderator
Üye No: 4506


Kayıt: 18.01.2008
Mesajlar: 239
Şehir: BELİRSİZ
Durumu:
Offline
MesajTarih: 22.03.2008, 09:14 Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

ne 30 martı ne 6 mayısı neden 18 mayısı unutmayacağız unutmak ihanet etmektir geçmişini unutanın geleceği olamaz

_________________
KİMBİLİR NERESİNDEDİR SEVDANIN
GÖZLERİ SEVİŞİRKEN ÇOBAN YILDIZIYLA
HENÜZ NAMLUSU SOĞUMAMIŞ
NÖBETÇİ PARTİZANIN!!!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder E-Posta gönder MSNM
quaresm90
Yeni Üye
Üye No: 5437


Kayıt: 26.03.2008
Mesajlar: 1

Durumu:
Offline
MesajTarih: 26.03.2008, 23:39 Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

ben yeni üyeyim devrim hüseyinin dediği gibi dalga dalga yayılıcak
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
partizan33
Moderator
Üye No: 4506


Kayıt: 18.01.2008
Mesajlar: 239
Şehir: BELİRSİZ
Durumu:
Offline
MesajTarih: 06.04.2008, 12:54 Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

evet devrim dalga dalga yayılacak önce dağlardan halkımızın yiğit evlatları şehirleri kuşatarak gelecekler daha sonra barikatlarda öğrenciler ezilen işçiler tarlalarda emekçi köylüler işgal ederek emperyalizme peşkeş çekilmiş ülkemin topraklarını tekrardan kazanacaklar ve herkesin eşit olduğu sadece türkiye halkları değil bütün dünya halklarının kardeşçe yaşadığı o güzel ülkeyi kuracaklar ve adına sosyalizm denecek özgür vatan denecek yaşasın halkların kardeşliği denecek!!!

_________________
KİMBİLİR NERESİNDEDİR SEVDANIN
GÖZLERİ SEVİŞİRKEN ÇOBAN YILDIZIYLA
HENÜZ NAMLUSU SOĞUMAMIŞ
NÖBETÇİ PARTİZANIN!!!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder E-Posta gönder MSNM
sevgince
Yeni Üye
Üye No: 5044


Kayıt: 26.02.2008
Mesajlar: 61

Durumu:
Offline
MesajTarih: 07.04.2008, 16:22 Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

partizan33 demiş ki:
evet devrim dalga dalga yayılacak önce dağlardan halkımızın yiğit evlatları şehirleri kuşatarak gelecekler daha sonra barikatlarda öğrenciler ezilen işçiler tarlalarda emekçi köylüler işgal ederek emperyalizme peşkeş çekilmiş ülkemin topraklarını tekrardan kazanacaklar ve herkesin eşit olduğu sadece türkiye halkları değil bütün dünya halklarının kardeşçe yaşadığı o güzel ülkeyi kuracaklar ve adına sosyalizm denecek özgür vatan denecek yaşasın halkların kardeşliği denecek!!!
bu söylediklerin belki senin için güzel şeyler ama bunun olabileceğine inanıyor musun yani %50 oyun akpye gittiği bir ülkede işçi kalkıp devrim mi yapacak nerede o U dönüşü, biraz zor ama eğitimle en azından gelecek nesillere aktabilirsiniz bunları ama bu da yine iktidar odaklarına takılır görüşlerinize ve aydınlık türkiye özgür vatan hayallerinize saygı duymakla birlikte böle düşünüyorum
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
partizan33
Moderator
Üye No: 4506


Kayıt: 18.01.2008
Mesajlar: 239
Şehir: BELİRSİZ
Durumu:
Offline
MesajTarih: 08.04.2008, 20:05 Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

merak etme bu devran hp böyle dönmeyecek elbet birgün beklenen gün gelecek hani bir parça vardı ya yitirme sakın cesaretini güneşin olsun gönlünde...

_________________
KİMBİLİR NERESİNDEDİR SEVDANIN
GÖZLERİ SEVİŞİRKEN ÇOBAN YILDIZIYLA
HENÜZ NAMLUSU SOĞUMAMIŞ
NÖBETÇİ PARTİZANIN!!!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder E-Posta gönder MSNM
kovboykid
Yeni Üye
Üye No: 5918


Kayıt: 15.04.2008
Mesajlar: 7

Durumu:
Offline
MesajTarih: 18.04.2008, 14:04 Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Bu sahneyi çok iyi somutladım.
Bir mitinge gider gibi gideceğim idama.
Asılma günü gelip çatınca, o sevdiğim giysilerimi giyeceğim.
Postallarımı, parkamı.
Beyaz ölüm gömleği giydirmek isteyecekler, giymeyeceğim.
Önce gidp orda oturacak, bir sigara yakacağım.
Sonra demli güzel bir çay içeceğim.
hıııı! bak Rodrigo'nun o ünlü gitar konçertosunu dinlemek isterdim.
Sanırım asılacak olan bir insanın son isteğini geri çevirmezler.
Sonra urganı kendim geçireceğim boynuma.
Ve dönüp orda asılmamı izleyenlere:
Burda ölen yanlızca bedenimdir diyeceğim.
Ama düşüncemi öldüremiyecsiniz.

DÜŞÜNCEM YAŞAYACAK...

Deniz Gezmiş...

_________________
SOSYALİZM BİR EFSANE ÖZGÜRLÜK BİR ÜTOPYA DEĞİL...!!!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
kanlı
Yeni Üye
Üye No: 5984


Kayıt: 17.04.2008
Mesajlar: 37

Durumu:
Offline
MesajTarih: 19.04.2008, 11:09 Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

bu çocukların ne suçu vardıkı astı piçler sırf şu amerikan piçlerine karşı çıktıkları için ben böyle işe
deniz gezmiş demişki:
ben çıkarken idama önce sıgaramı yakıcam sonra ölücem demiş
buda bir ölümle dalga geçmek


bende diyorumki

kahrolsun amerika emperyalizmi kahrolsun amerika her vatandaşımızın kanı ile bu toprak ıslanmadıkça bu toprak verilmez ileride ne deniz gezmişler ne yusuf inanlar çıkacak
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder MSNM
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder

Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © phpBB Group :: Theme & Graphics by Daz
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye
Bu Sayfa 0.43538 saniyede  46 sorguyla oluşturuldu

Bu site Forum Siteleri üyesidir.
Forum Siteleri | Map Of Turkey
Güzel Sözler Özlü Sözler
Forum Siteleri
özlü sözler YuotubeVideolar
Özgür Forum  
Pano Güvenliği

eXTReMe Tracker
Toplist100.Net Taas.de PageRank Service  - Pagerank Anzeige ohne Toolbar PageRank abfragen und zeigen - PowerPr.de hosting website stat GB TOPLIST, best links Elib Directory: Movie in Turkey Rambler's Top100 TOPlist RankingScout - Pagerank Anzeige ohne Toolbaryuotube videolar Ozlu Sozler