| Yazar |
Mesaj |
Asi_isyankar
 Üye No: 5320

Kayıt: 19.03.2008
Mesajlar: 19
Durumu: Offline
|
Ahmet Kaya albümleri
Sevgili Ahmet Kaya'nın tüm resmi ülbümleri...
1985-Ağlama Bebeğim
Acılara Tutunmak
1986-Şafak Türküsü
An Gelir
1987-Yorgun Demokrat
1988-Başkaldırıyorum
1989-Resitaller 1
İyimser bir Gül
1990-Resitaller 2
Sevgi Duvarı
1991-Başım Belada
1992-Dokunma Yanarsın
1993-Tedirgin
1994-Şarkılarım Dağlara
1995-Beni Bul
1996-Yıldızlar ve Yakamoz
1998-Dosta Düşmana Karşı
2001-Hoşçakalın Gözüm...
2002-Dinle Sevgili Ülkem (Tribute)
2003-Biraz da Sen Ağla
2005-Kalsın Benim Davam
2006-Gözlerim Bin Yaşında...
Ve daha en az 5-10 Albümü çıkacaktır.
Not: Tüm şarkı sözleri [Linki görmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak İçin tıklayınız] sitesinden alınmıştır...
Saygı ve Sevgilerimle... Dostça... |
En son Asi_isyankar tarafından 24.03.2008, 14:32 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi. |
|
|
|
 |
Asi_isyankar
 Üye No: 5320

Kayıt: 19.03.2008
Mesajlar: 19
Durumu: Offline
|
SİZ YANMAYIN (SÜRGÜN)
Ağlama bu günler gelir de geçer babam
Ağlama bu dertler elbet biter babam
Ocaksız köylerimde dumanlar tüter elbet
Ben yandım sen yanma allah aşkına
“Burda, bu şarkımı söylerken, benim Türkiye’de yaşadığım çok zor günlerde bir merhaba’sını istediğim, fakat o merhaba’yı benden esirgeyen, ulusal anlamda aynı kaderi paylaştığım bütün arkadaşlarıma ve dostlarıma ince bir sitemdir. Umarım bunu anlarlar”...
İki damla gözyaşımla
Satıldım pazarlarda
Kırdılar yüreğimi
Kırdılar azarlarla
Sürgünlere yolladılar
Sabah dörtte yağmurlarla
Ben yandım
Siz yanmayın allah aşkına
Söz: Ahmet Kaya
Müzik: Ahmet Kaya
VAY BENİM KÖPEK YALNIZLIĞIM... |
En son Asi_isyankar tarafından 23.03.2008, 17:41 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi. |
|
|
|
 |
Asi_isyankar
 Üye No: 5320

Kayıt: 19.03.2008
Mesajlar: 19
Durumu: Offline
|
ÖZGÜR ÇAĞRI
Sana yalan söyleyemem
Darılırsın yavrucağım
Ağabeyin bir gün dağdan döner
Sarılırsın yavrucağım
Giden gelmez, geri dönmez
Bilmiyormusun yavrucağım
Sen üzülme, sıra bende
Gideceğim yavrucağım
Elverir ki çoşku
Haylaz çocuklarını boğazlamasın
Avunmak elbette kolaydır
Şehri yiğit bir türkü gibi dolaşmak
Dağlara destanlar, düşünmek kolaydır
Hapislere bir sevinç çığlığı gibi düşmek
Kızların diri gögüslerinde
Matbaalarda
Ve kongre zabıtlarında dünyayı tazelemek
Yeryüzüne depremler düşürmek
Çünkü binlerce militanın rüzgarlı macerası
Bir kurşun bile değildir namusun mavzerine
Gönlün kahpeliğine tutsaksın açıkçası
Asıl savaş alanı suskundur arkadaş
Sahipsizdir
Asıl savaşcılar afyonlu,mütevekkil
Öyleyse
Şehrin girdabında çalkalanan zulüm
Halkın şanlı isyanına işaret değil
Bodrum duvarlarına öfkeli yazıları
Tırnaklarınla kazıyorsan da
Sana yalan söyleyemem
Darılırsın yavrucağım
Ağabeyin bir gün dağdan döner
Sarılırsın yavrucağım
Giden gelmez, geri dönmez
Bilmiyormusun yavrucağım
Sen üzülme, sıra bende
Gideceğim yavrucağım
Bulvara dökülen bildiriler
Harcanan bunca emek,bunca değer
Fokurdayan metal potası
İşleyen rotatifler
Cesetleri iğnelemek gibi birseydir
Ve zaman usulca göz kırpıp telaşına
Homurdanarak çekip gitmiştir
Yani bu
Aşağılık bir dramdır artık
Çünkü jarjuruna
Boş kovanları dolduran adam
En azından kendinden utanmalıdır
Yani yetsin diyorum
Şarkılarınızı dağlarıma sürün diyorum
Uzatın ellerinizi diyorum
Uzatın tanışalım
HELALLAŞALIM....
Söz: Ahmet Kaya
Müzik:Ahmet Kaya
Şiir: Orhan Kotan
 |
En son Asi_isyankar tarafından 23.03.2008, 17:53 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi. |
|
|
|
 |
Asi_isyankar
 Üye No: 5320

Kayıt: 19.03.2008
Mesajlar: 19
Durumu: Offline
|
AN GELİR
An gelir
paldır küldür yıkılır bulutlar
gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
o eski, o eski heyecan ölür
an gelir biter muhabbet.
şarkılar susar heves kalmaz
şataraban ölür.
şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar / tutan ölür
sokaklar kuşatılmış
karakollar taranır
yağmurda bir militan ölür.
An gelir
ömrünün hırsızıdır
her ölen pişman ölür
hep yanlış anlaşılmıştır
hayalleri yasaklanmış
an gelir şimşek yalar
masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
direkler çatırdar yalnızlıktan.
sehpada pir sultan ölür
son umut kırılmıştır
kaf dağı' nın ardındaki
ne selam artık ne sabah
kimseler bilmez nerdeler
namlı masal sevdalıları
evvel zaman içinde
kalbur saman ölür
kubbelerde uğuldar Baki
çeşmelerden akar Sinan
An gelir
-la ilahe illallah-
kanuni süleyman ölür.
görünmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşır saf saf
tenhalarında şiir söyleyerek
kim duysa / korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatli bir bombadır patlar
An gelir
Attila İlhan ölür.
Söz: Attilâ İlhan
Müzik: Ahmet Kaya
HAÇAN ÖLESİM GELİR
Haçan demir dökende
Ateş yiyesim gelir
Gök sofraya çökende
Doruklardan sesim gelir.
Dağdan yürek sökende
Kurşun dökesim gelir
Çatal şimşek çakanda
Yağmur perde çekende
Derya göğe çıkanda
Haçan ölesim gelir.
Söz: Attilâ İlhan
Müzik: Ahmet Kaya
 |
En son Asi_isyankar tarafından 23.03.2008, 18:08 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi. |
|
|
|
 |
Asi_isyankar
 Üye No: 5320

Kayıt: 19.03.2008
Mesajlar: 19
Durumu: Offline
|
BEN BENİ
Seyyah oldum pazar pazar dolaştım
Bir tüccara satamadım ben beni
Koyun oldum kuzum ile meleştim
Bir sürüye katamadım ben beni
Ben beni, kendimi, canımı özümü.
Dostlar beni bir kazana koydular
40 yıl yandım daha çiğsin dediler
Ölçeğimi gram gram yediler
Bir kantarada tartamadım ben beni
Ben beni, kendimi, canımı özümü.
Deli gönlüm aktı gitti engine
Cok boyandım cok çiçekler rengine
Bir Mahzuni demiş oldum kendime
Olmaz olsun atamadım beni beni
Ben beni, kendimi, canımı özümü.
Söz: Âşık Mahzuni
Müzik: Âşık Mahzuni
 |
En son Asi_isyankar tarafından 23.03.2008, 18:22 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi. |
|
|
|
 |
ankatya
 Üye No: 4

Kayıt: 25.04.2006
Mesajlar: 195
Durumu: Offline
|
paylaşım için teşekkürler,emeğine sağlık |
|
|
|
|
 |
partizan33
 Üye No: 4506

Kayıt: 18.01.2008
Mesajlar: 239
Şehir: BELİRSİZ Durumu: Offline
|
ellerine sağlık benim parçam biz dostuda düşmanıda biliriz |
_________________ KİMBİLİR NERESİNDEDİR SEVDANIN
GÖZLERİ SEVİŞİRKEN ÇOBAN YILDIZIYLA
HENÜZ NAMLUSU SOĞUMAMIŞ
NÖBETÇİ PARTİZANIN!!! |
|
|
|
 |
Asi_isyankar
 Üye No: 5320

Kayıt: 19.03.2008
Mesajlar: 19
Durumu: Offline
|
ŞAFAK TÜRKÜSÜ
Beni burada arama
Arama anne
Kapıda adımı
Adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne ağlama
Kaç zamandır yüzüm traşlı
Gözlerim şafak bekledim
Uzarken ellerim kulağım kirişte
Ölümü özledim anne
Yaşamak isterken delice
Ah.... verebilseydim keşke
Yüreği avucunda koşan
Her bir anneye
Tepeden tırnağa oğula
Ve kıza kesmiş
Bir ülkeye armağan
Düşlerimle sınırsız
Diretmişliğimle genç
Şaşkınlığımla çocuk devrederken sırdaşıma
Usulca açıverdi yanağımda tomurcuk
Pir Sultanı düşün anne,Şeyh Bedrettin'i
Börklüce'yi Torlak Kemal'i insanları düşün anne
Düşün ki yüreğin sallansın
Düşin ki o an güneşli güzel günlere inanan
Mutlu bir Yusuf'cuk havalansın
Yani benim güzel annem
Alaşafağın da ülkemin yıldız uçurmak varken
Oturup yıldızlar içinde kendi buruk kanımı içtim
Ne garip duygu şu ölmek
Öptüğüm kızlar geliyor aklıma
Bir açıklaması vardır elbet
Giderken dar ağacına
Geride masa üstünde boynu bükük kaldı kağıt kalem
Bagışla beni güzel annem
Oğul tadında bir mektup yazamadım diye
Kızma bana
Elleri değsin istemedim
Gözleri değsin istemedim
Ağlayıp kokluyacaktın belki bir ömür taşıyacaktın koynunda
Yaşamak ağrısı asıldı boynumda
Oysa türkü tadında yaşamak isterdim
Ölmek ne garip şey anne
Bayram kartlarının tutsaklığından aşırıp bayramı
Sedef kakmalı bir kutu içinde
Vermek isterdim çocukların eline
Sonra benim güzel annem
Damdan düşer gibi vurulmak isterdim bir kıza
Gecenin kıyısında durmuşum
Kefenin cebi yok koynuma yıldız doldurmuşum
Koşun çocuklar koşun
Sabah üstüme üstüme geliyor
Kısacası güzel annem
Bir çiçeği düşünürken ürpermek yok
Gülmek ümit etmek özlemek
Yada mektup beklemek
Gözleri yatırıp ıraklara
Ölmek ne garip şey anne
Artık duvarları kanatırcasına tırnağımla
Şaşkın umutlu şiirler yazamayacağım
Mutlak bir inançla gözlerimi tavana çakamayacağım
Baba olamayacağım örneğin
Toprak olmak ne garip şey anne
Uçurumlar ki sende büyür
Dağdır ki sende göçer
Ben bayrak derim çiçek derim
Çam diplerine açmış kanatlarını kozalak derim
Gül yanaklı çocuğa benzer
Yine de oğlunu yitirmek
Ne garip şey anne
Her kavgada ölen benim
Bayrak tutan çarpışan her kadın
Toprağı tırnaklayarak doğurur beni
Özlem benim, kavga benim, aşk benim
Bekle beni anne
Bir sabah çıka gelirim
Bir sabah anne bir sabah
Acını süpürmek için açtığında kapını
Adı başka sesi başka nice yaşıtım
Koynunda çiçekler
Çiçeller içinde bir ülke getirirler...
Söz: Nevzat Çelik
Müzik: Ahmet Kaya
 |
En son Asi_isyankar tarafından 24.03.2008, 14:26 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi. |
|
|
|
 |
Asi_isyankar
 Üye No: 5320

Kayıt: 19.03.2008
Mesajlar: 19
Durumu: Offline
|
GURURLA BAKIYORUM DÜNYA'YA
Birer birer, biner biner ölürüz
Yana yana, döne döne geliriz
Biz dostu’da düşmanıda bilriz
Vurulup düşenler darda kalmasın
Çünkü isyan bayrağıdır böğrüme saplanan sancı
Çünkü harcımı öfkeyle, imanla karıyorum
Ve kederin
Ve solgun yüzlü işçilerin üzerine
Dağ başlarının hırçınlığı savruluyor benden
Çünkü beni ateşiyle dimdik tutan kin
Çünkü benim gözbebeklerimde tutuşan şafak
Miting afişleri cesur pankartlar
Ve binlerce militan
Derin denizlerin aydınlığı
Zorlu sabahlar
Gökyüzü ve lale
Sıkılmış bir yumruk gibi giriyoruz hayata
Çünkü ben sevdigim kızı
Yaşamak gibi halkım gibi sevdiğim kızı ki şiirini yazamayan
Ve türküsünü söyleyemeyen halkım gibi
Binlerce ve binlerce kurşunlanan halkım gibi
Zincire vurulan
Şavaşlara yollanan
Vergilere bağlanan halkım gibi
Felç olmuş yalnızlıklara bırakarak
Büyük acıların ve göz yaşlarının içine bırakarak
Şiirlerimin bir bıçak gibi ışıldadığı
Devrim türkülerini
Ve baş kaldırmayı öğreten dudaklarını
Bir kere olsun öpmeden
Bir kere olsun tutamadan kaygısızca
Serin bir yaz gecesi gibi ürperen ellerini
Hatta boynunu ve ayak bileklerini
Bilemeden , Bilemeden, Bilemeden
Vurdum yüreğimi şanlı kavgaya
Barışın ve özgürlügün dağlarına yürüyorum işte
Yiğitsen uslandır beni
Ey yasakların, kahpeliğin
Ve soygunların koruyucusu
Türkü çağıran kızlarımı sustur
Ve kahraman oğullarımı mezar kaza kaza kederli, kızgın
Tohum serpe serpe hünerli
Ve sömürüle sömürüle bomboş
Ve açlığın ve zulmün izlerini
Derin uçurumlarında taşıyan ellerimi
Naçaklara ve tırpanlara sarılan ellerimi
Mavzerlere sarılan ellerimi
Zincirlere vur gücün yeterse
Ama adına yaşamak dersen
Re-zil-ce
Çatlayan tomurcuğun
Doğan çocugunü çığlığını duymadan
Gül benizli sevgilinin
Titreyen gögüslerini öpmeden doyasıya
Korka korka, yana yana
Hergün biraz daha derinden
Hergün biraz daha kapkara duyarak ölümü
Aç ve arkasız
Köpekleşerek yaşamak dersen
Bu yürek
Çat diye çatlasın Ulan!
Kirsiz passız
Arı duru özümüz
Namussuza kanlı hançer sözümüz
Çok uzaktır dostlar bizim yolumuz
Durana yürüyene bin selam olsun.
Gel gelelim parlayan güneşi
Emekçi kalkların
Kahraman halkların güneşini
Şehvetle içine dolduran toprak
Şimdi sımsıcak şimdi ulaşılmaz
Şimdi olgun meyvalarla dolu
Bahar bahçelerini sarmaktadır dünyaya
Ve gülbenizli sevgilinin dudaklarında hayat
Bizi aşka ve kavgaya çağırmaktadır
Bıçak kemiğe dayandıgı
Ok yaydan fırladığı için degil
Bu bezirgan saltanatı
Bu zulüm bitsin diye
Ağaran günler için
Yeni bir dünya uğruna
Yüzlerinde cesaretin onuru
Ve imanlı gücü döğüşen dünyanın
Ve ölüme
Gülerek koşan genç savaşçıların
Albayrakları dalgalansın
Dalgalansın, dalgalansın
Kinle boğuşan yorgun yüregi
Aydınlansın diye anamın
Dişleri sökülmüş kederli ağzı
Ağlamaya hazır gözleri
Safrası, ve sonsuz dağları eriten sabrı
Merhameti
Yani bir bütün halinde insanlığımız
Yunsun arısın diye durgun pınarlarda
Alınterinin namusu kurtulsun diye
Kurtulsun diye sıcak somun
Acı soğan ve çiçekli basmalar
Ahdettik, vefa ettik
Kelle koyduk
ölür ölür dostlar
Düşmanlar heyy heyy
Kalan sağlar...
Söz: Orhan Kotan
Müzik: Ahmet Kaya
 |
_________________ Dost Diye Bağrıma Bastığım İnsanlar
Arkamı Dönünce Vuran Utansın
 |
|
|
|
 |
ankatya
 Üye No: 4

Kayıt: 25.04.2006
Mesajlar: 195
Durumu: Offline
|
paylaşımların için teşekkürler,saygıyla anıyoruz... |
|
|
|
|
 |
Asi_isyankar
 Üye No: 5320

Kayıt: 19.03.2008
Mesajlar: 19
Durumu: Offline
|
Hiçbir yanlış adım atmamış bir Ahmet Kaya’nın yanlızca Kürdüm dediği için başına bu kadar felaketlerin gelmesi doğalmıydı!
Beni Annemden
Beni Kardeşlerimden
Beni Ailemden
Beni Ülkemden
Beni Dostlarımdan
Beni Çocuklarımdan
Beni Eşimden
Ve en yakınımdaki insanlardan ayırmak için bir sebepmiydi gerçekten bu! Onları vicdanlarıyla ve yürekleriyle baş başa bırakıyorum... |
_________________ Dost Diye Bağrıma Bastığım İnsanlar
Arkamı Dönünce Vuran Utansın
 |
|
|
|
 |
Etxeberia
 Üye No: 4838

Kayıt: 05.02.2008
Mesajlar: 50
Durumu: Offline
|
Sadece Kürtüm demedi...Kürtüm diyen binlerce vatandaş var bu ülkede,bende Abhaz'ım diyorum bu sorun olmuyor..Kurallar bir veya bir kaç kişi harici tutulamaz.Bir arada barış içersinde yaşamanın belli kuralları yasaları veya yazılı olmayan adabı var..Tıpkı SSCB bu uğurda katlettiği milyona yakın insanlar ve Çin'in özgürlük isteyen halka yaptığı zulumler gibi..Gibi demek doğru bir yaklaşım değil eğer öyle dersek haksızlık etmiş oluruz..saygılar sevgiler.. |
_________________ Ben ne oralı,ne buralı...Ben Diasporalı.Ben aykırı,kırgın...ben,çok yorgun bir atım. |
|
|
|
 |
Asi_isyankar
 Üye No: 5320

Kayıt: 19.03.2008
Mesajlar: 19
Durumu: Offline
|
Doğru, Namuslu Bir İnsan Olarak yaşamanın tek bir koşulu tek bir şartı vardır;
Hiç bir zaman, Sanat, Şöhret, Para, Pul, Ar, Namus, Herşey ama Herşey İnsanın Kültürel anlamdaki Siyasal anlamdaki Ulusal Anlamdaki Kişiliğinden çok daha önemli DEĞİLDİR..
Ahmet KAYA...
DostçaKalın.. |
_________________ Dost Diye Bağrıma Bastığım İnsanlar
Arkamı Dönünce Vuran Utansın
 |
|
|
|
 |
|
|
|
|
Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız |
Powered by phpBB
© phpBB Group :: Theme & Graphics by Daz
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye Bu Sayfa 0.52105 saniyede 48 sorguyla oluşturuldu Bu site Forum Siteleri üyesidir. Forum Siteleri | Map Of TurkeyGüzel Sözler Özlü Sözler Forum Siteleri özlü sözler
YuotubeVideolar

|